kan hucreleri

Kanın da artık plastiği var!

kan_hucreleri

İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi araştırmacıları, işleri yaver giderse tıp dünyası için çok önemli bir gelişmeye imza atmış olacaklar: Plastik Kan. Bu yapay kanın özelliği, ortalarında demir atomu barındıran plastik moleküllerinden yapılması ve sonuçta tıpkı hemoglobin gibi oksijen bağlayıp bunu vücut içinde dolaştırabilecek olması. Küçük plastik moleküllerinin, büyüklük ve biçimi yine hemoglobininki gibi olan ağaca benzer dallanmış bir yapı üzerinde birleşmiş olmasıysa, demirin akciğerler içinde oksijen bağlanmasını, vücut içinde de bırakmasını mümkün kılıyor.

Plastik kan, henüz geliştirile aşamasında: ancak ona bağlanan umutlar büyük. Amaç, özellikle de askeri uygulamalar gibi acil kan gereksiniminin ortaya çıkabileceği durumlara hazırlıklı olmak. Plastikten yapıldığı için hafif olan bu kanın depolanması da kolay. Araştırmacılar kanın macun kıvamında saklanarak, gereksinim halinde hemen sulandırılıp hastalara verilebileceğini söylüyorlar. Doğal kanın vücut dışında saklanma süresi, en fazla bir ay kadar, ayrıca soğutulması da gerekiyor. Plastik kanın saklanma süresiyse çok daha fazla, oda sıcaklığında da kararlılığını koruyabiliyor.

Kaynak:Bilim ve Teknik Dergisi/Haziran-2007

Rastgele Yazılar

  • Aya yolculuk hikayesi – Bölüm 2: “Küçük Bir Adım…”

    Okunma Sayısı: 1.083 Dünya’daki ağırlığı 8,5 tonu bulan aracın sondaları yüzeyden 4-5 cm derine saplandı. Çok yumuşak bir iniş oldu. İnerken motorlar yüzünden toz kalkmıştı. “Sisin içinde iniyormuşuz gibiydi” diye betimliyor o anı Armstrong. Ancak motorlar susunca manzara yeniden berraklaştı. Armstrong ve Aldrin her şeyden önce oksijenlerini, dönüş yakıtlarını ve dönüşte kullanacakları roketleri kontrol ettiler….

  • Nasıl Öğreniyoruz?

    Okunma Sayısı: 971 Düz anlatım yoluyla tek yönlü olarak sürdürülen geleneksel “öğretme” yöntemi yavaş yavaş geride kalıyor. Eğitimdeki anahtar kavramlar “öğretme” den “öğrenme” ye doğru geçiş yaparken, bireylerin “nasıl?” öğrendikleri sorusu da sürecin çok önemli bir noktası haline geldi. Öğreniyoruz, ama nasıl?

  • Bilim ve Teknik dergisindeki sansür

    Okunma Sayısı: 1.217 Yaklaşık 12 yıldır hiç ara vermeden aldığım, her ay büyük bir beğeniyle okuduğum, hatta zaman zaman yazılarını sitemde paylaştığım  Bilim ve Teknik dergisi bu ay bir hafta geçmesine rağmen bayilerdeki yerini almamıştı. Buna benzer gecikmeler sürekli olduğundan çok önemsememiştim. Ama bugün bu gecikmenin nedenini öğrenmiş bulunmaktayım. Derginin son sayısında, (Mart 2009 –…

  • |

    NASA Sergisi İstanbul’da

    Okunma Sayısı: 841 50 yıldan fazla süredir uzay çalışmalarına yön veren Amerika Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın, insanoğlunun uzayla ilgili önemli adımlarını bir araya getiren NASA: A Human Adventure sergisinde, hakkında hayaller kurulan, üzerine bilim kurgu romanları yazılan, bilinmeyen uzayın nasıl ve hangi şartlarda keşfedildiği ve bu keşif için gereken teknolojik gelişmelerin nasıl icat edildiği…

  • Zaman Konusunda Yanılsamalar

    Okunma Sayısı: 593 Bir zamanlar Albert Einstein‘in söylediği gibi: ” Bir adam güzel bir kadınla bir saat sohbet etse ona bir dakika gibi gelir. Aynı adam bir dakika boyunca sıcak bir sobanın üzerine otursun, gör bak saatlerdir orada oturduğunu söyleyebilir. İşte, görelilik kuramı budur.” İşin aslı Einstein, zamanın öznel bir kavram olduğunu söylüyor. Eğlenirken zamanın…

  • Sonu gelmeyen sayı Pi

    Okunma Sayısı: 1.104 “Çemberde çap ve çevre arasında bir bağıntı var ve bun oran tüm çemberlerde sabittir.” MÖ 1900’lerde bu matematiksel bağıntının farkına varılmasıyla, yüzyılların uğraşı olacak bir sabit sayının da serüveni başladı: Pi (Π) Eski Mısır, Babil, Hint ve Yunan uygarlıklarında varlığı ve hatta değerinin 3’ün biraz üzerinde olduğu bilinen Pi sayısının adı, geometrik…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir