21
Tem

Fırlatmanın üzerinden tam 101 saat 36 dakika geçmişti. Apollo 11 sorunsuz geçen bir yolculuktan sonra ’ın yörüngesine girmiş ve biraz önce de ( modülü), Columbia’dan (Komuta-Servis modülü) ayrılmıştı. Michael Collins, Columbia’da kalıp ’ın dönüşünü beklerken ’ın çevresinde turlar atacaktı. ve Edwin Aldrin ise ’la, ’ın yüzeyine inişe geçmişlerdi.

Bir saatin sonunda ’ın Yer’le olan iletişiminde zaman zaman kesilmeler olmaya başladı. Bu kesilmeler ’dakiler kadar, belki de onlardan daha çok ’da kontrol merkezindekileri endişelendiriyordu. İniş anı yaklaştıkça gerginlik arttı. Zorunlu konuşmalar dışındaki konuşmalar giderek azaldı. Kontrol merkezinde sessizlik egemendi. Herkes soluğunu tutmuş, gözlerini göstergelere dikmişti. Kulaklar ’dan gelecek konuşmalardaydı. Kontrol merkezindekilerin son duydukları Aldrin’in sözleri oldu: “650 m yükseklikteyiz. Alçalıyoruz.” Kontrol merkezindeki göstergede ’ın yükseklik değerleri düşmeye devam ediyordu 500 m… 425 m… 300 m. 225 m’de Aldrin’in sesi bir kez daha duyuldu: “Saniyede 7 m hızla (saatte 25 km) alçalıyoruz… 175 m, 6 m/s hızla alçalıyoruz… Yükseklik 125 m, aşağı 2,7 m/s… Yükseklik 100 m, aşağı 2,4 m/s”. Ses kesiliverdi. ’dakiler bir şeylerin ters gittiğini fark ettiler.

,’ın yüzeyine 100 m kala alçalmayı durdurmuş, birden saniyede 25 m (90 km/saat) hızla yatay olarak gitmeye başlamıştı. İniş, Sükûnet Denizi olarak adlandırılan çok geniş bir düzlüğe yapılacaktı. Sükûnet Denizi’nin daha 500 m üzerindeyken Armstrong ve Aldrin inmekte oldukları alanın, içi büyük kayalarla dolu 200 m çaplı bir krater olduğunu korkuyla fark etmişlerdi. Ama bu durumu yere bildirmediler. İnişi sürdürdüler. Armstrong aracı otomatik kumandadan çıkardı. Onun için böyle acil durumlarda uzay aracını kontrol etmek yeni bir şey değildi. Hatta bu görev için seçilmesinin nedeni belki de sahip olduğu bu soğukkanlılıktı. 1966′da roket motorlarından biri duran ve bu yüzden hızla dönmeye başlayan Gemini 8 uzay aracını denetim altına almasını bilmişti. Daha yakın bir tarihte de Dünya’daki Modülü denemelerinden birinde test aracı yere çakılmak üzereyken, koltuğunun acil durum roketlerini ateşleyerek kurtulmuştu. Armstrong’un hesapta olmayan manevrası, sonunda durdu ve yeniden alçalmaya başladı.

Kontrolmerkezindekiler olayları şaşkınlık ve tedirginlik içinde izliyorlardı. Sonunda Aldrin’in sesi duyuldu. “0,75 m/s aşağı, 5,75 m/s ileri… 1 m/s aşağı, yükseklik 70 m… 3,3 m/s ileri, yükseklik 65 m, 1,4 m/s aşağı… 50 m, 2m/s aşağı… 2,75 m/s ileri… 35 m”. Yüzeye 35 m kala birden ’ın bilgisayarları alarm sinyalleri vermeye başladı. Alarmın anlamı iniş yakıtının yalnız % 5′inin kaldığıydı. Yapılan manevra yakıtın büyük bölümünü tüketmişti. Uçuş kurallarına göre ya 94 saniye içinde inecek ya da girişime son verilecekti; iniş düzeneği terk edilecek ve bu kez ’ı yörüngeye çıkartıp Columbia’yla birleştirecek çıkış roketleri ateşlenecekti. “Altmış saniye!” dedi ’dan astronot Charles Duke ve ’da geri sayım başladı. Kontrol merkezinde yine sessizlik egemendi.

Dörtgün altı saat önce tüm dünya Florida’daki Kennedy Uzay Üssü’nden Saturn V’ in kusursuz yükselişini izlemişti. Apollo 11 hiçbir sorun çıkmadan ’a ulaşmış, , Columbia’dan ayrılmıştı. Görevin bu en son ve en önemli aşamasında yakıtın birkaç saniye önce tükenmesi yüzünden geri dönmek çok acı olacaktı. Aldrin’in sesi duyuldu “Yükseklik 12 m, 0,75 m/s aşağı. Biraz toz kalkıyor. 10 m, 0,75 m/s aşağı.” Bu sırada ’ın dört ayağındaki, yüzeyine saplanacak sondalar uzamaya başladı. son 30 saniye anonsunu yaptı. Saniyeler ağır ağır geçiyordu. “İleri sağa kayma” dedi Aldrin. Yirmi saniyeden az bir süre kalmışken uzay aracının sondaları yere dokundu. Aldrin’in sesi geldi “Tamam. Makineler durdu”; hemen ardından da Armstrong’un tarihsel sözleri “Burası Sükûnet Denizi, kondu.” ’dakiler yanıt verdi “Anlaşıldı, Sükûnet Denizi, sizi izliyoruz. Burada bazılarımız neredeyse morarmak üzereydi. Bize derin bir soluk aldırdınız. Çok teşekkürler”.

Apollo11, 20 Temmuz 1969’da saat 21:17:43′te (GMT) ’a inmişti. Sonunda insanoğlunun ’a gitme düşü gerçekleşmiş oldu. Bu olayı yeryüzündeki her dört kişiden birinin televizyondan izlediği ya da radyodan dinlediği tahmin ediliyor. Elli beş ülkeden (33 farklı dil konuşan) 850 haberci Apollo 11′in öyküsünü ’dan tüm dünyaya duyurmuştu.

Bilimve Teknik - Temmuz/1999

Yazının ikinci bölümü: “Küçük bir adım…”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 712, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Etiketler: , , , , ,

This entry was posted on Cumartesi, Temmuz 21st, 2007 at 18:04 and is filed under Genel. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or TrackBack URI from your own site.
Bu yazıyı yazdır

Yorumunu paylaş

isim (*)
E-posta (*)
Web
Yorum

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word