Kim istemez ki Picasso olmayı? Onun gibi düşünmeyi ve üretmeyi. Ama zor değil artık sizlerde birer Picasso olabilirsiniz. Bu sitede ünlü ressam Picasso’nun portre resimlerde sıkça kullandığı bazı figürlerle resim çiziyorsunuz. Bilirsiniz Picasso, portrelerinde hep aynı yöntemi kullanmıştır. Hem yandan bakışı hemden önden bakışı resmetmiştir sürekli. Sitedeki yapılmış diğer resimlerede bakabiliyorsunuz. Hepinize kolay gelsin. Belli mi olur bir Picasso da siz neden olmayasınız?
Hazır Picasso demişken 24.11.2005 - 26.03.2006 tarihleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi’ndePicasso sergisi vardı. Picasso’nun çalışmalarını böyle yakından gördüğüm için çok mutluyum. Böyle sergileri daha çok görmek ümidiyle.
Bu yazı toplamda 295, bugün ise 4 kez görüntülenmiş
Gelen bir e-posta sonucu edindiğim kime ait olduğunu bilmediğim bir yazı.
Son patitoyu da attım ağzıma ve BİM’e doğru yola çıktım. Zaten iki adım ötesi BİM. Annemin terliklerini giyip çıkayım dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. Ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar, ben bunu anladım. BİM her zamanki gibi sakindi. Klima çalışıyor ama soğutmuyordu. Nasıl bir klima bu diyerek incelemeye başladım. Ama görevli beni balici sandı, Çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum. “Abi bu klima üflemiyor galiba” dedim. Ama cevap vermedi, işine döndü. Ben de doğruca patitoların olduğu yere gittim. Aman Allahım bu ne güzellik. Bir sürü patito yan yana. Gel de alma. Hemen iki paket aldım. Zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. Gittim onu da aldım. Tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. Pek bir tanıdık. Sanki bir zamanlar kulağıma “aşkım” diye yankılanan bir ses şimdi “süt de alalım. dost süt olsun” diyordu. Bir zamanlar kulağıma “seni seviyorum” diye yankılanan bir ses şimdi “yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz” diyordu. Yavaşça arkamı döndüm. Patitolar ve le porta elimden yere düştü. Evet, eski sevgilimdi bu. Bir zamanlar sevdiğim kadındı. Bir zamanlar el ele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. Yazının devamını oku »
Bu yazı toplamda 360, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
“Türkçe’de son yıllarda yaşanan kirlenme ve yanlış kullanım ciddi boyutlara ulaştı. Bu durum, hem Türkçe’de karşılığı olduğu halde yabancı sözcüklerin kullanımı hem de Türkçe ifadede anlam yanlışlığı ve sözcüklerin yanlış kullanımı ile karşımıza çıkıyor…”
Çok sık tartışılan bir konu olan Türkçe’nin yanlış kullanımı ile ilgili reklam yaratıcıları dernegi bir kampanya başlatmış.
Yukarıda ilk paragrafını yazdığım bu kampanya ile ilgili olan yazının devamını burdan okuyarak kampanya ile ilgili detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Ayrıca bununla ilgili yaptığım bir araştırma sırasında şu resime rastladım. Bir bakın yorumunu siz yaparsınız…
Bu yazı toplamda 444, bugün ise 9 kez görüntülenmiş
1987′den beri 14 MartdünyaΠ (pi)günü olarak kutlanıyor. Pisayısını sizlere tanıtmaya gerek olduğunu sanmıyorum. Neredeyse matematiğin tarihi kadar eski. M.Ö. 1650 yılında, Eski Mısır’da yazılmış Rhind Papirüsü’nde bahsi var. Pi demiyorlar ama, çevrenin çapa oranındaki o sabiti biliyorlar. Aynı zamanda Einstein ın doğum günü de 3/14. Dünya bilim çevreleri, özellikle bilime gönül vermiş gençler, çeşitli aktivitelerle bu günü kutluyorlar. İngilizce pisayısı pay diye okunuyor. Pie (turta) da pay diye okunduğu için, üstelik de turta dairesel olduğu için eğlenceli benzetmelerle hoşluklar yapılıyor. Paynştayn gününüz kutlu olsun!
Sinemalarda her hafta birbirinden güzel filmler gösterime girmeye başladı. Özellikle Oskar dan sonra ödül almış filmler yavaş yavaş gelmeye başladı. Benim de uzun zamandır beklediğim iki film vardı. İkisinin de Mart ayında gösterileceği filmlerden biri bu hafta gösterime girerken diğerine biraz daha vakit var. Bende burdan bu filmleri tanıtayım istedim. İlk film yani bu hafta gösterime girecek film, 300 Spartalı. Bundan aylar önce fragmanını izlediğimde çok etkilenmiştim. Fragmanlar her zaman aldatır insanı. Bunun öyle olmayacağını umuyorum. Filmin konusuna geçersek aynen şöyle:
1145 adet, 12.2megapixel fotoğraftın birleştirilmesiyle olur. Fotoğrafların çekilme süresi 13 saat, birleştirme işlemi de 3 ay sürerse olur. Böylesine büyük bir fotoğrafı birleştirmek için 1.8terabytesabit disk, 16 GBRAM ve 4 adet çift çekirdekli AMD Opteron(TM) 885 işlemci olursa yine olur. Evet bir fotoğraf düşünün 8.6 gigapixel. Fotoğrafı çekilen şey ise, Italyan Rönesans ressamı Gaudenzio Ferrari‘nin 1513 yılında yaptığı bir çalışma. Fotoğrafı bu siteden görüntüleyebilirsiniz… Flash ile hazırlanmış olup, ileri geri zum yaparak yakınlaşabilir, sağa sola kaydırabilirsiniz.
Bu yazı toplamda 247, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Ne kadar hızlı yazabiliyorsunuz hiç merak ettiniz mi? Ben merak etmedim çünkü hızlı yazdığımı zaten biliyorum. :) Bu sitede nekadar hızlı yazabildiğinizi görebiliyorsunuz. Yapmanız gereken üstteki yazıları ekrana yazmak. Tüm yazıyı yazdıktan sonra ne kadar hızlı olduğunuzu gösteren bir mesaj çıkıyor. Benim ne kadar hızlı yazdığımı merak edenler olur diye bende bir deneme yaptım işte sonuçlar:
1. Denemem:
2. Denemem:
İlk denememe göre daha çok hatam var ama daha hızlı yazdığım ortada.
Windows Live Messenger kullanımını arttırmaya yönelik yapılan bu sitede, Live Messenger’in dikkat çeken en önemli üç özelliğini tanıtılıyor. Klasör paylaşımı, ücretsiz mesajlaşma ve çevirimdışı mesajlaşma. Bu özelliği tanıtırken üç tanede çok güzel video hazırlanmış. Ben ikinci videoyu çok beğendim. Oldukça eğlenceli.
Ferhat Göçer’in son albümü “Yolun Açık Olsun” kaçırılmayacak güzellikte. Bundan önceki albümünü bile hala dinlemekteyim. Özellikle “yastayım” ve “dön diyemedim” en çok sevdiğim şarkılardı. Bu albümünde de “cennet” adlı şarkısı defalarca dinlenebilecek kadar güzel. Ferhat Göçer’in ilk albümünden sonra nihayet dinleyebileceğim güzellikte yeni bir albüm bulabildim. İşte Cennet şarkısının sözleri…
CENNET
Banane gelecekse dünyanın sonu
Bitecekse bitsin artık hayat yolu
Korkum yok içim rahat huzurla dolu
Aşkı yaşadım senle bir ömür boyu
Yüzümdeki çizgilerin bile adı sen
aldığım her nefesin sebebi sen
Dünyaya bir daha gelsem sevgilim
Arar bulurum yine seni severim
Cenneti değişmem saçının teline
Ömrümün yettiği kadar seni severim
Dinle:
Albümdeki diğer şarkılar
01 Cennet
02 Gidemem
03 Hançer
04 İsyan
05 İzmir Yanıyor
06 Kadıköy
07 Özledim (Sevincim Ol)
08 Vur Kadehi Ustam
09 Yalan
10 Yangınım Büyük
11 Yeditepe
12 Yolun Açık Olsun
Bu yazı toplamda 766, bugün ise 29 kez görüntülenmiş
Kendilerine “Liberal Ofis Grubu” adını veren İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi 4 kişi, Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe vererek YouTube’a erişimin engellenmesine neden olan mahkeme kararının kaldırılmasını istedi.
İSTANBUL Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencileri Alper Akın, Kürşat Çetingöz, Murat Can ve Ali Yavuz, dün, Şişli Adliyesi önünde yaptıkları basın açıklamasında YouTube’a verilen kapatma kararı ile Atatürk’e hakaret eden Yunan fanatiklerin değil, milyonlarca Türk’ün cezalandırıldığını söyledi. Öğrenciler verdikleri dilekçede şöyle dediler: