19
Nis
Kış aylarının yağmurlu, soğuk günleri yavaş yavaş yerini güneşli, ılık bahar günlerine bırakıyor. Böylelikle doğa da kendini yenilemeye başlıyor. Artık neşeli ve mutlu olmamanız için hiçbir sebep yok gibi ! Fakat bu güzel günlerde birçok insan kendini bitkin ve yorgun hissediyor. Bunun sebebi ise bahar yorgunluğudur.
Genel bir tanımlama olarak “ Bahar yorgunluğu özellikle bahar mevsiminin başladığı günlerde birçok kişide görülebilen, genel bir bitkinlik, isteksizlik, uyuşukluk, vücutta karıncalanma, güçsüzlük ve enerji noksanlığı gibi belirtilerle seyreden bir rahatsızlık durumudur”.
Read the rest of this entry »
Bu yazı toplamda 264, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
1
Nis
Becel‘in kalp sağlığı hakkında toplumu bilinçlendirmek, kalp hastalıklarına neden olan riskleri azaltmak amacıyla başlattığı “Kalbini Sev” kampanyasını, ben de buradan sitemi takip eden herkese duyurmak istedim. Kampanya için açılan sitede, kalp ve kalp sağlığı hakkında bilgilerin yanı sıra kalp yaşımızı hesaplamamızı sağlayan bir hesaplama programı mevcut. Böylece gerçek yaşınızla kalp yaşınızı karşılaştırabilirsiniz. Sağlıklı bir yaşam için kalp yaşımızın kaç olduğunu bilmek ve ona göre yaşam tarzımızı değiştirmek çok önemli. Program size, çıkan sonuca göre yaşam tarzımızda ne gibi değişiklikler yapmamız gerektiğini de belirtiyor.
Read the rest of this entry »
Bu yazı toplamda 364, bugün ise 4 kez görüntülenmiş
10
Tem
Sizlerle hayran olduğum bir yazarın , çok beğendiğim bir kitabını paylaşmak istiyorum. Bu kitabı lise yıllarımda okumuştum. Geçenlerde yeniden elime geçti ve bir kez daha okudum. Hepinize birkaç defa okumanızı tavsiye ediyorum.
Kitabın ismi : Üzüntüyü bırak, yaşamaya bak. (How to stop worrying and start living)
Yazar: Dale Carnegie
Dale Carnegie herkesin çok iyi tanıdığı bir isimdir. Kitaplari 30 dile çevrilmiş ve bugüne kadar 50milyon adetten fazla satmıştır. Bence Dale Carnegie Kişisel Gelişim kitaplarının duayen yazarlarındandır. Yazdığı kitaplarla, bugün satılan pek çok kişisel gelişim kitaplarının temel felsefesini oluşturmuştur. Yazarın bu çok başarılı eserinden bazı alıntıları sizlere aktaracağım.
Read the rest of this entry »
Bu yazı toplamda 317, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
28
Mar
Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş.
Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak dökülmüştü.
Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırdı yani.
Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.
Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış.
Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı.
Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.
Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.
Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü.
Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi .
Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Ne bazeni, çoğu zaman.
Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.
Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.
Kör kuyuda olsak bile…
Bu yazı toplamda 166, bugün ise 1 kez görüntülenmiş