Home / Kültür Sanat / Edebiyat / Yok adını da koy!

Yok adını da koy!

Soldan ve sağdan okunuşu aynı olan kelime, cümle ve sayılara palindrom adı veriliyor. “kabak, kavak , neden” gibi kelimeler buna bir kaç örnek. Palindrom cümlelerin oluşturulması ise kelime ve sayıların bulunmasına göre hayli zor. Türkçe’de bu tip örnekleri bulmak çok kolay çünkü dilimiz ek açısından çok zengin. “Palindrom, Eski Yunanca’dan alınmış, sözcüklerle kurulan deyim. Bu dilde “palin” yine, yeniden, bir kez daha anlamlarına; “dromos” da koşu, koşmak anlamlarına geliyor. “Palindrom” da bir yöne olduğu gibi öteki yöne de giden anlamını taşıyor. Onun da Türkçesi yok, biz ona karşılık olarak dönüşük sözcüğünü önermek istiyoruz. İçindeki harflerin dizilişi nedeniyle tek bir dönüşük olabileceği gibi, bütün bir tümce de öyle olabilir. Bu da ilginç bir oyun ortaya çıkarıyor.”

Palindromlar o kadar ilginç bir konu ki hayatını çevresinde bulabileceği palindromlara adayan bir sürü insan var.Bir palindrom olan 1881 senesinde doğan Sydney Yendys bunlardan biri.İsminin bir palindrom olduğunu geç keşfeden Sydney, bundan öç alırcasına hayatının geri kalan kısmını tamamen palindromal cümlelerden oluşmuş bir roman yazmak için harcamış. Fakat kitabındaki bir hata yüzünden intihar etmiş.

Bununla birlikte günümüzde bu cümlelerle uğraşanlar yok değil. Üstün Alsaç bunlardan biri. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ‘Anastas Mum Satsana’ isimli kitabında böyle bir sürü cümleye yer vermiş. İşte örnekler

Üstün Alsaç’ın “Anastas Mum Satsana” adlı kitabından:

Ara piller eder elli para.
Al kazık çak karaya, kayarak kaç kızakla.
Para hazır ama Rıza harap.
Koyma Vahit, teyp yetti, havam yok.
Yatarak imza red eder Azmi Karatay.
Zamlı tas neden satılmaz?
Ayla’da mı madalya?
Ana, Naci Dede ne dedi Canan’a?
En iyi meşe beşe mi yine?
Alışır o sana, sor Işıl’a.
Birkaç anonim örnek:

Anastas mum satsana.
Traş niçin şart?
Ey Edip Adana’da pide ye.
Kim o komik?
Firar eder Arif.
Ey kekeme kek ye.
Al Pakize bezi kapla.
Kalas yok, kütük koy salak.
Yok, adını da koy.
Köksal Karakuş’tan:

Alna pasta at sapanla.
Zamlı kabana bakılmaz.
Kesti geveze, tez eve gitsek.
Ev yemişi: meyve.
Yok, al avuçla, al çuvala koy.
A hasta sen anlat, panele gelen aptal nane satsa ha?
Murat Kipel’den:

İlle de bedelli.
Anastas, alo, kutu kola satsana!
Koç, nerede Arap para eder en çok?
Ey internetçi, netçi, içten içten ret niye?
E neredeyiz, meridyen neydi Remziye, dere ne?
Oral, şahane fıçı klozette rahat taharet, tez ol, kıçı fena haşlar o!
Cihan Altay’dan:

Nanik, o yiğitte şeşüdüyü düşeş ettiği yok, inan.
Nedret, on iki kereli bordro bilerek iki noterden.
Revize partizanı Nazi, trapezi ver.
Rulo kış operasyonun oysa, repo şık olur.
Sil, bir araz emekliliğe değil ilkeme zarar, iblis!
Zira bittik; seni vergi grevin eskitti, bariz.

Bir önceki yazımız olan Kaplumbağalar başlıklı makalemizde Eğlence, Eğlence ve Fıkra hakkında bilgiler verilmektedir.

About Tayfun Kurt

Son on yıldır; bildiklerimi, gördüklerimi, yaşadıklarımı siteyi ziyaret eden okuyucular ile paylaşmaktayım. Blogta; bilim ve teknoloji, bilgisayar kullanımı, İnternet, genel kültür, sanat gibi çeşitli konularda beğendiğim haberler, makaleler ve kişisel yazılarım yer almaktadır.

Bir Cevap Yazın