|

Gösterime girmesini beklediğim iki film.

Sinemalarda her hafta birbirinden güzel filmler gösterime girmeye başladı. Özellikle Oskar dan sonra ödül almış filmler yavaş yavaş gelmeye başladı. Benim de uzun zamandır beklediğim iki film vardı. İkisinin de Mart ayında gösterileceği filmlerden biri bu hafta gösterime girerken diğerine biraz daha vakit var. Bende burdan bu filmleri tanıtayım istedim. İlk film yani bu hafta gösterime girecek film, 300 Spartalı. Bundan aylar önce fragmanını izlediğimde çok etkilenmiştim. Fragmanlar her zaman aldatır insanı. Bunun öyle olmayacağını umuyorum. Filmin konusuna geçersek aynen şöyle:

300Frank Miller’in grafik romanından uyarlanan “300”, M. Ö. 480 yılında geçen Thermopylae savaşını konu alıyor. Filmde Sparta Kralı’nın ordusu ile Pers ordusu arasında başlayan savaş tüm Yunanistan’ın Persler’e karşı birlik olmasını sağlar. Sparta Kralı Leonidas (Gerard Butler) ve emrindeki 300 Spartalının Pers Kralı Xerxes’in büyük ordusuna karşı duruşu başta ölümüne bir savaştır. Ancak bu durum dünyada ilk demokrasinin kuruluşuna da yardımcı olacaktır.

İkinci film de 23 Mart’ta gösterime girecek olan Apokalipto. Bu filminde yine aylar önce fragmanını izlemiştim. Yönetmenliğini Mel Gibson’un yaptığı bu filmin konusuda şöyle:

apocalyptoGüçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için asla keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor: APOCALYPTO.

Rastgele Yazılar

  • Çanakkale Şehitlikleri gezisi

    Okunma Sayısı: 767 Tam bir sene oldu Çanakkale Şehitlikleri turuna katılmamdan bu yana. Geçen sene tam bugün hafif yağmurlu ve soğuk bir havada günübirlik olarak Çanakkale Şehitlikleri turuna katılmıştım. Bir gün önceden gece yola çıktık. Sabaha karşı Çanakkale’deydik. Gün boyu Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki önemli yerleri gezdik, ziyaret ettik. Ne kadar zor şartlarda hiç kimse ;…

  • Seyrusefer.com 2008 raporu

    Okunma Sayısı: 756 İki yıldır günlük tutmaktayım ve bu iki yıl içinde günlüğüme yazdıklarımı beğenen de oldu beğenmeyen de, tebrik eden de eleştiren de. Şöyle bir geçmişe bakıp hangi yazı daha çok okunmuş, hangi yazı daha çok yorum almış diye bir rapor hazırlamak istedim. Google Analytics‘ten aldığım 2008 raporu şöyle: Yaklaşık 500.000 ziyaretçinin ziyaret ettiği…

  • |

    Elm Sokağı “Kabusu”

    Okunma Sayısı: 754 Bazı anılar vardır geçmişte yaşadığımız ve onlar geçmişte kaldıkça daha bir güzel kalır o şekilde hatırlamak daha çok keyiflidir. Aradan geçen onca zamana rağmen o güzelliğinden hiç bir azalma olmamıştır. Hep ilk günkü gibi kalmıştır. Niye bu şekilde başladım sözlerime? Çünkü bir kez daha  anladım ki eskiden keyif alınan şeyleri yeniden aynı…

  • Blogumun en çok neresini seviyorum? (mim)

    Okunma Sayısı: 720 Blogosfer’de (bu kelimeye bayılıyorum) salına salına yol alan beni de içine katıp sürükleyen bir mim dalgası daha beliriverdi. Deniz Eker tarafından mimlendim bu kez. Konu: “Blogumun en çok neresini seviyorum?” Kurallar gereği sadece bir tek şey yazmam gerekiyor. Blogumu zaten başlı başına seviyorum. Yaklaşık iki sene içinde çok badireler atlattı ama hâlâ…

  • MacGyver geri döndü

    Okunma Sayısı: 901 Bir dönemin en sevilen dizileri arasındaydı MacGyver. En azından benim için öyleydi. Her bölümünü tekrar tekrar izlerdim. Onun her yaptığını belli mi olur bir gün gerek duyarım diye aklımda tutmaya çalışırdım. Tabi yaptıklarının çoğunu unuttum. Aklımda kalan bir kaç şeye ise şu ana kadar hiç gerek duymadım.  Ama benim için hiçbir zaman gereksiz…

  • Temizlik

    Okunma Sayısı: 870 Temizlik yaptım bugün. Hem de tüm benliğimde. Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım. Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce. Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız. Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Heryere, görebildiğim, göremediğim her yere…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir