Kategoriler
Eğlence

Tatilde Borsa İzlemek – Borsanın Mantığı

İki haftalık yıllık izine ayrılmış durumdayım. İlk haftası deniz, kum, güneş turizmi ile bitti ve ikinci haftasını evde bu sıcak havalardan nasıl buhar olmayabilirim diye düşünüp duruyorum. En iyi çözüm şimdilik Bloomberg‘te borsa haberleri izlemek. Piyasa oyuncuları, hisse senetleri, grafikler, rakamlar nedir ne değildir derken bakıyorum ki bir serinlik olmuş rahatlamışım. Bu sebeptendir borsanın nasıl çalıştığına dair yani borsanın mantığını anlatan fıkra mahiyetinde bir hikaye paylaşmak istedim. Biraz serinlemek isteyenlere birebir. 🙂

Borsa Maymun Hikayesi (Borsa Nasıl Çalışır?)

Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$ a maymun alacağını söylemiş. Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar. Adam, binlerce maymunu 10$’a satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış, yakalaması zorlaşmış.

Köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş. Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar. Bir süre sonra da fiyatı 25$’a çıkarmış. Ancak bırak yakalamayı, maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.

Bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını, ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini, yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.

O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük kafesteki maymunlar var ya, ben onların tamamını size tanesi 35$’a satayım, siz de adam gelince ona 50$’a satarsınız.

Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.

Sonra ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.

Kategoriler
Eğlence

Ekonomik kriz için farklı bir çözüm

ABD’de şu anda uygulanmakta olan tedbir paketleriyle krizden çıkma yöntemini anlatan fıkra tadında bir hikaye:

ekonomik-kriz-para-dolarMevsim yaz, aylardan ağustos…
Riviera kıyısında küçük bir kasaba. Yaz sezonu ancak yağmur yağıyor. Kasaba bomboş, herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar.
Şans eseri otele zengin bir rus geliyor ve resepsiyona 100 Dolar bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.
Otel sahibi parayı hemen alıp, kasaba olan borcunu ödüyor.
Kasap, 100 Doları hemen kaparak toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.
Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu kadına götürüyor.
Kadın parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor.
Ve o anda Rus müsteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 Dolarını geri alarak kasabayı terk ediyor.

Rus müsterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor ancak
tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe ümitle bakıyor.

Kategoriler
Eğlence

Kaplumbağalar

Zaman gelmiş kaplumbağalar ülkesinde su tükenmiş napçez netçez derken aralarında en yaşlı olanı, şu dağı görüyor musunuz dağın arkasında bi göl var.
Koca dağı hepsi aşamazlar ya aralarında en genç iki kişiyi seçip onların gitmesine karar verilmiş . Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar . Ohhaaa demeyin anca çıkmışlar dağı uzun yıllar yaşıyorlar nasılsa ve o anda fark etmişler yanlarına suyu götürecek kap almadıklarını. eee napıcaz şimdi? Kaplumbağalardan biri birimizin gidip kap alması lazım birimizde burada suyu bekleyelim demiş en iyisi sen git demiş olmazzz ya sen sudan içersen o zaman köy susuz kalır hepimiz ölürüz demiş . Valla söz veriyorum içmiycem demiş ve kaplumbağa yola koyulmuş . Aradan 30 yıl geçmiş.. 50 yıl.. 60 yıl… Sonunda bekleyen kaplumbağa bu böyle olmayacak demiş bu gelmeyecek heralde…
Köydekilerde ölmüştür susuzluktan . En iyisi biraz su içeyim de ben bari hayatta kalayım . Kaplumbağaların soyu devam etsin… Tam eğmiş kafasını göle doğru bir yudum alacakken çalıların arasından bir ses duyulmuş ;

Bak böyle yaparsan gitmem amaaa!!

Kategoriler
Eğlence

Muhteşem bir fıkra

Osmanlı zamanında Bizans donanması ile Osmanlı donanması savaşacaklar.
Bizans 100 gemilik muhteşem bir donanma hazırlar ve denize açılır.
Donanmanın başında Andropolos vardır. Andropolos en öndeki geminin
burcunda elleri göğsünde heybetli bir heykel gibi durmaktadır ve hemen
arkasında yaveri vardır. Hep birlikte Osmanlı donanmasını beklemektedirler.

Yukarıdan gözcü bağırır: “Komutanım Osmanlı donanması 30 gemiyle göründü !”
Komutan yaverine döner; “Bana kırmızı gömleğimi getirin, eğer savaşta yaralanırsam kanım belli olup da askerlerin moralini bozmasın” der.

Hemen kırmızı gömleği giyer ve aynı ihtişamıyla yerinde durur.
Gözcü yine bağırır; “Komutanım o 30 geminin ardından 300 gemi daha göründü!”
Andropolos tekrar yaverine döner ve;
“Bana kahverengi pantolonumu getirin !…”