Kategoriler
Yaşam

Beğendiğim radyo istasyonları

eski-radyoLise yıllarımda hiç kaçırmadığım radyo programları vardı. Örneğin Beyaz’ın Radyo D’deki programı. Ya da Geveze Show. Sabahları az da olsa dinleme fırsatı bulduğum Nihat Sırdar. Bir de geceleri yatmadan önce mutlaka dinlediğim Gecenin Melon Şapkası. Bu bahsettiğim programların bazıları biliyorum yayınlarına devam ediyor ama artık eskisi gibi radyo dinleyemiyorum.  Bunun en önemli nedenlerinden biri yayın saatlerinin denk gelmemesi ama fırsat bulduğum zamanlarda açtığım radyolardaki programlar da dinlenmeyecek kadar kötü. Radyolar artık SMS veya E-Posta yoluyla mesaj atarak istek şarkı ve selam gönderen kişilerin yazdıklarını okuyan radyo programcılarıyla dolu. Ya da saçma sapan yaptığı esprilere altına dayadığı gülme efektiyle sadece kendisi gülen programcılarla. Hele bir de iki şarkı arasında on beş dakika süren garip garip reklamlar da yok mu? Ha bir de popüler olmuş her yerde çalan bir şarkıyı sürekli istek alıyor diye saat başı çalanlar var onlara diyecek hiç bir şey bulamıyorum. Kardeşim ben radyo açtıysam müzik dinlemek istiyorum. Ne sürekli konuşan birini, na saat başı çalan aynı şarkıları, ne de garip garip reklamları.  Eminim benim gibi düşünen çok kişi vardır. Böyle düşünen bir çok kişinin de radyo dinlemediğini, yapabiliyorsa benim gibi bir MP3 player ile sevdiği müziklerden bir seçme hazırlayıp onu dinliyordur yolda, otobüste, serviste falan.