Kategoriler
Etkinlikler Tanıtımlar

Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar “Biz Mektup Yazardık” Sergisi’nde!

İş Sanat Kibele Galerisi’ndeki “Biz Mektup Yazardık” Sergisi geçmişi günümüze taşıyor.

Bursa’nın ufak tefek yolları

Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri

Tepeden tırnağa şiir gülleri

Yiğidim aslanım burda  yatıyor

Kategoriler
Kültür Sanat

Bölünüyor Hücrelerim

Bölünüyor Hücrelerim..
Dökülüyor tek tek önüme..
İçinden çıkamadığım acılar takıldı boğazımda düğümlendi yine..
Aldığım nefes yetmez oldu ciğerime…
Ne kadar çeksem de içime..
Kalıyor kocaman bir boşluk derinlerde..
Ne doldurur onu bilemedim,
Gücüm mü tükendi yoksa..
Çekmeye acıları sabrım mı direndi bana..
Bir kucaktı istediğim anne yerine geçsin..
Zamanı gelince baba olsun bana..
Ama olmadı işte bak kaldım annesiz babasız ortalarda..
Sevgili dediler adına tüm bunlara sahip olanlara..
Ne sevgili vardı yanımda ne sahiplenen sardığında..
Sarsaydı kokusuna koysaydım başımı omzuna,
Geçmezdi de azalır mıydı ki sızılarım az da olsa?
Ellerim ceplerimde yürümezdim de yollarda,
Ellerim ellerinde girerdim acının koynuna..
Bu kadar koymazdı belki o zaman güçlü olmak zorunda olmak bana..
İsyanım neye kime niye ya da..
Minnet borçluyken verene bu canı sana..
İsyan mı edeceksin yoksa üzüntüyle boğulurken haddini aşıpta?..
Direneceksin yorulacaksın bu yolda..
Dönüp bakacaksın ama hayatının seni sen yapan o yoluna…

G.K  –  12 / 12 / 2010
Uzun süredir şiir paylaşmıyordum. Şiirini yayımlamam için incelik gösteren yazara teşekkürlerimi iletiyorum.

Kategoriler
Yaşam

İnsanı tanımak, kendimizi tanımak

Bazen öyle anlar olur ki kendi duygularımızı bile tanıyamayız. Ne zaman ne istediğimize karar veremeyiz. Karşımızdaki kişilerde bile aradığımız özellikler konusunda emin olamayız. Bu tür karışık duygular içinde olan kişiler için Kanada’lı bir Kızılderili tarafından yazılmış güzel bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor.

Kategoriler
Edebiyat

Kitap: Ay Hırsızı

ay-hirsizi-kitap-kapakBundan bir ay kadar önce TÜYAP’a gittiğimi ve orada Sunay Akın‘dan imzalı son kitabını aldığımı söylemiştim. Kitabı bir çırpıda bitirdim ama kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmak o kadar hızlı olmadı. Yazmak bugüne nasipmiş. Kitap tekerleğin ilk bulunuşundan günümüze kadar süregelen çeşitli yaşanmış hikayeleri konu alıyor. Tekerleğin ilk bulunuşu diyorum çünkü Sunay Akın, insanoğlunun ilk Ay’a gitme tutkusunun Ay’a bakarak taşları yontup heykelini yapan ilkel insanların devrinde başladığını yazıyor kitabında. Sonrasında bu uğurda hayatlarını feda eden, çeşitli başarılara imza atan insanların hayatlarını, aynı zamanda okuyucuyu hayrete düşürecek olayları anlatarak devam ediyor. Kitabı okurken çok büyük bir keyif aldım. Okuduğum her hikayeden yeni şeyler öğrendim. Daha önce yaşanmış ama hiç bir yerde konu edilmemiş çok özel bilgiler var kitapta. Araştırmacı şair Sunay Akın’ın anlatım tarzı, şiirselliği de toplanınca kitap çok özel bir kitap olmuş. Özellikle bazı hikayelerde başından sonuna kadar anlattığı karakterin gerçekte kim olduğunu hikayenin sonunda öğrendiğimde tam bir sürpriz oluyordu.

İçinde ufak ufak sürprizlerin olduğu, şiir tadında, yaşanmış ama çok az bilinen hikayelerin yer aldığı bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitabın arkasından: Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında buluştu? Enver Paşa’nın uçağı kaç kez düştü? Piri Reis’in haritası Topkapı Saray’ında nasıl bulundu? İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçen Attila Hülagü’nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa’nın Amerika seferi… Atatürk neden hiç uçağa binmedi?

Bu ve buna benzer soruların cevapları hepsi: Ay Hırsızı’nda.

Kategoriler
Yaşam

Anlar

kum_saatiEğer yeniden hayata başlayabilseydim,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
İlkinde olmadığım kadar neşeli olurdum,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik asla sorun bile olmazdı.
Daha fazla risk alırdım hayatta.
Daha fazla Seyahat ederdim,.
Daha çok güneş doğuşunu izler,
Daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehirde yüzerdim.
Daha çok görmediğim yere giderdim.
Daha az bezelye ve doyasıya dondurma yerdim,
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Elbette mutlu anlarım oldu ama,
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem.
Hayat budur zaten:
Anlar, sadece anlar.
Siz de anı yaşayın.
Her yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan
Gitmeyen insanlardandım ben.
Eğer hayata yeniden başlayabilseydim,
Yanımda hiç bir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atar.
Ve sonbahar bitene kadar çıplak ayaklarla yürürdüm.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı, eğer.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…
Ölüyorum..
Jorge Luis Borges

Yeni yılın şu ilk gününde Arjantinli şair Jorge Luis Borges‘in güzel bir şiirini sizlerle paylaşmak istedim. Geride kalan her yeni yılla birlikte biraz daha büyüyoruz, biraz daha yaşlanıyoruz. Hayatımızdaki her anı doya doya yaşamamız gerektiğini çok güzel anlatan bir şiir çünkü. Şair hakkında bilgi için…