Kategoriler
Yaşam

İnsanı tanımak, kendimizi tanımak

Bazen öyle anlar olur ki kendi duygularımızı bile tanıyamayız. Ne zaman ne istediğimize karar veremeyiz. Karşımızdaki kişilerde bile aradığımız özellikler konusunda emin olamayız. Bu tür karışık duygular içinde olan kişiler için Kanada’lı bir Kızılderili tarafından yazılmış güzel bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor.

Kategoriler
Edebiyat Seyir Defteri

Tüyap 2009 Kitap Fuarı bitti!

istanbul-kitap-fuar-afisBu yıl 28. si düzenlenen ve geçtiğimiz yıllara göre fazlasıyla ilgi gören Tüyap Kitap Fuarı bu sene de bitti. Fuarın ilk günü olan 31 Ekim’den son günü olan 8 Kasım’a kadar toplam 329.000 okur bu seneki fuarı ziyaret etti. Fuarın son günü olan 8 Kasım Pazar günü ordaydım. Sabahın erken saatinde başlayan yoğunluk geç saatlere kadar hiç azalmadı. Birkaç arkadaşımla birlikte gittiğim fuarın bu sonun gününde indirimli kitaplardan alma imkanımız olduğu gibi kitapların yazarlarıyla da tanışma ve sohbet etme imkanı bulduk.

İlk durağımız Hulki Cevizoğlu‘ydu. Kitapları imzalama sırasında Hulki Cevizoğlu ile sohbet etmeyi de ihmal etmedik. Çok keyifli geçen sohbetin ardından topluca bir fotoğraf bile çekildik. Ardından Vural Savaş ve diğer yayınevlerinin stantlarını dolaşarak alışveriş ettik. Son olarak Sunay Akın ile görüştükten sonra kitap faslını sona erdirdik. Ardından kitap fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilen  İstanbul Sanat Fuarına geçip resim ve heykelleri baktık. Son olarak Rahmi Koç Müzesinden tarihi araç ve gereçlerin sergisi ile Yalvaç Ural teneke oyuncak sergisini gezerek günü tamamladık. Yorucu bir gün olmuştu ama değmişti.

Kategoriler
Yaşam

23 Nisan’ı anlamak!

Yazılarını hergün okuduğum usta kalem Yılmaz Özdil’in 23 Nisan’ın anlamına yönelik yazdığı bir yazısı.

Yarın, 23 Nisan…
Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı…
Böbreklerinden.
Vuruldu…
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.