Kategoriler
Bilim Sinema - TV

Uzayda Kaybolup Giderseniz Ne Olur?

Geçtiğimiz hafta vizyona giren Gravity (Yerçekimi) adlı filmde uzay yürüyüşüne çıkmışken bir kazayla uzay boşluğuna fırlayan iki astronot yer alıyor. Peki NASA’nın terminolojisiyle “gemiden denize” düşerseniz aslında ne olur?

Uzayda Kaybolup Giderseniz Ne Olur?

NASA, uzay yürüyüşüne çıkan astronotların bağlanmasını şart koşuyor (bazen ek bağlantılar da kullanılıyor). Fakat bunlar da işe yaramazsa, serbest kaldığınız anda üzerinize etkiyen kuvvetler doğrultusunda uçup gidiyorsunuz. Kesinlikle hiçbir ağırlığınız yok. Muhtemelen döne döne yuvarlanıyorsunuz. Uzayda çırpınmak ya da tekme atmak kaderinizi değiştirmez. dahası, kaderiniz korkunç da olabilir. Doğru hız ve açıyla, Dünya’nın atmosferine geri düşüp yanabilirsiniz de. İşte bu yüzden NASA’nın böylesi durumlar için astronotlara öğrettiği protokoller var. Sırtınıza döne döne yuvarlanmanızı engelleyen acil durum jet çantası SAFER takılı. NASA’nın planına göre kontrolü ele alıp güvenli bir yere uçmanız gerekiyor. Ama jet çantasının 1,5 kiloluk sıvı yakıtı tükenirse, bir başka astronot sizi hemen yakalayamazsa ya da hava kilidi tamir edilemeyecek şekilde zarar gördüyse başınız dertte. O durumda hiçbir protokol sizi kurtaramıyor (zaten bu durum için protokol falan da yok). O haldeyken, sizi yakalayacak başka uzay aracı da yok. Kurtarmaya hazır hava kilitli kompartımanı olan tek araç olan Uzay Mekiği de emekliye ayrıldı. Böylece tek seçeneğiniz yörüngeye girip yaklaşık 7,5 saatlik solunabilir havanızın bitişini beklemek. Çok da korkunç değil. Biraz acıkabilirsiniz ama kaskınızda pipet aracılığıyla içebileceğiniz bir litre su var. Size sadece suyu yudumlamak, gün doğuşunu ve batışını seyrederken (yüksekliğinize göre, yaklaşık beş kez) ailenizi düşünmek kalıyor.

Alıntı: Popular Science – Ekim 2013

Kategoriler
Etkinlikler Teknoloji

NASA Sergisi İstanbul’da

50 yıldan fazla süredir uzay çalışmalarına yön veren Amerika Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın, insanoğlunun uzayla ilgili önemli adımlarını bir araya getiren NASA: A Human Adventure sergisinde, hakkında hayaller kurulan, üzerine bilim kurgu romanları yazılan, bilinmeyen uzayın nasıl ve hangi şartlarda keşfedildiği ve bu keşif için gereken teknolojik gelişmelerin nasıl icat edildiği gözler önüne sermektedir.

Bu maceranın anlatılabilmesi için NASA koleksiyonundan 110 adedi uzaya gitmiş ve geri gelmiş parçanın yanı sıra, dönemin tarih ve toplumsal yapısını da anlatan birbirinden farklı ve ilginç 300’den fazla parça sergilenmektedir.

Adres: Expo Center – Marmara Forum / Bakırköy
Ziyaret Saatleri: Pazartesi-Pazar / 10.00-22.00
Ücretler: Tam: 25 TL – Öğrenci:20 TL – 5 yaş altı ücretsiz
BiletlerBiletix
Web: Nasasergisi.com

Kategoriler
Teknoloji

Uzaydaki Posta Aracımız

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) 1977’de Güneş Sistemi’ni araştırmak için Voyager I ve Voyager II adlı birbirinin aynı iki uzay aracını uzaya fırlatmıştı. Güneş sistemi’nin  sınırlarına ulaşan iki uzay aracı da hala çalışır durumda. Voyager I şu anda 16 milyar kilometre (14 ışıksaati) uzakta ve saatte 61.000 km hızla Alfa Centauri adlı yıldıza doğru ilerliyor. 4,4 ışıkyılı ötedeki Alfa Centauri, Güneş’e en yakın yıldız. Voyager I yaklaşık 83.000 yıl sonra bu yıldızın yanından geçecek. Voyager II de şu anda 12,5 milyar kilometre (11,5 ışıksaati) uzakta ve saatte 53.000 km hızla 10 ışıkyılı ötedeki Ross 248 adlı yıldıza doğru ilerliyor. 2025 dolaylarında iki uzay aracının da güç kaynağı tükenecek ve sesleri kesilecek. Ama aynı hızla yollarına devam edecekler. O tarihten sonra içlerindeki mesajla kozmik okyanusta yüzen birer şişe gibi olacaklar. Gerçekten de öyle…