Kategoriler
Yaşam

Dünyadaki 7 Milyar Kişi Arasında Kaçıncısınız?

Birleşmiş Milletler (BM) bundan bir kaç hafta önce 31 Kasım 2011 tarihinde yani bugün dünya nüfusunun 7 milyara ulaşacağı yönünde bir tahminde bulunmuştu. O gün geldi çattı ve bugün dünya nüfusu 7 milyara ulaştı.  Şöyle geçmişe dönüp bir baktığımızda daha 12 yıl önce dünya nüfusu 6 milyardı. Bu süre içinde geçen 1 milyarlık artış geçtiğimiz 200 yıllık süredeki artışın çok çok üstünde. Çünkü daha 1800’lü yıllarda dünya nüfusu 1 milyar bile değilken aradan geçen 100 yılın sonunda ancak 1 milyarlık bir artış söz konusu olmuştu. Bu son 1 milyarlık artışın 12 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleşmiş olması gelecekteki dünya nüfusunun ne derece korkutucu olacağının bir göstergesi.

BM’lere göre 2080 yılında dünya nüfusunun on milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.

En yüksek doğum oranları ise yoksulluğun pençesindeki ülkelerde. Nüfus artışının yüzde 95’i gelişmekte olan ülkelerden özellikle de Sahra çölünün güneyindeki ülkelerden kaynaklanıyor. Şu an dünyada nüfusu hızla artan ülkeler arasında en başta günde 513 kişi gibi bir artışla Katar geliyor. BM lerin bu konudaki düşüncesi şöyle: Kalkınmakta olan ülkelerde, sağlık ve hijyen hizmetlerinde ilerlemeler sayesinde ölüm oranları azalırken, doğum oranları hala yüksek. Bu durum nüfusun hızla artmasına neden oluyor. Hatta, dünyada her 100 bebekten 97’si Katar gibi kalkınmakta olan ülkelerde doğuyor.

Zengin ekonomiye sahip ülkelerde, ölüm oranları düşük olsa da doğum kontrolünün yaygın olması ve küçük aile kurma arzusu doğum oranlarını kontrol altında tutuyor. Daha az bebek doğması, nüfusun eşitlenmesi, hatta azalmasıyla sonuçlanıyor. Moldovya nüfusu hızla azalan ülkelerin başında yer alıyor. Ortalaması: -106

Kategoriler
Internet Dünyası

13 Saniye

bir-sayfa-acinTürkiye’ de nüfusa oranla, günlük kişi başına ayrılan okuma süresi 13 saniyedir! Diğer Avrupa ülkelerinde bu süre 24 dakikaya kadar ulaşmaktadır.

Ülkelerin gelişmişlik seviyelerinin en onemli göstergelerinden biri de kitap okuma oranlarıdır. Türkiyedeki bu ayıbı sert bir dille insanımızın yüzüne vurmak amacıyla Anadolu Üniversitesinden bir grup öğrenci bir hareket başlatmış durumdalar.

Bir Sayfa Açın“, Türkiye’deki okuma oranını arttırmak amaçlı başlanmış bir kampanya hareketidir.  Ülkemizin gelişimi, insanımızın bilinçlenmesi için bu kampanyaya ben de destek vermek istedim.

Kamyanya hakkında detaylı bilgi ve kampanyayı desteklemek için: Bir sayfa açın.

Kategoriler
Yaşam

Türkiye isim istatistiği

nufus_istatistikNüfus ve vatandaşlık işleri genel müdürlüğü, Türkiye’de en çok kullanılan isim ve soyisimlerin istatistiğini vermiş. İstatistikte, belirli yıllarda doğanlara konulan ve o yıllarda kullanılan en çok kadın ve erkek isimleride yer alıyor. 1980-2006 yıllarını kapsayan bu listede yıllar ilerledikçe isimler de değişiyor.

Örneğin, 1980 -1990 yılları arasında en çok kullanılan erkek ismi Mehmet, kadın ismi Fatmaymış. Ama 2006 yılında en çok kullanılan erkek ismi Arda iken kadın ismi de Elif olmuş. Ama toplamda baktığımızda en çok kullanılan erkek ismi Mehmet, kadın ismi ise Fatmaymış.

İştediğer sonuçlar:

En çok kullanılan ilk 5 erkek adı: Mehmet, Mustafa, Ahmet, Ali, Hüseyin

Ençok kullanılan ilk 5 kadın adı: Fatma, Ayşe, Emine, Hatice, Zeynep

Ençok kullanılan 5 soyad: Yılmaz, Kaya, Demir, Şahin, Çelik

Sitede ayrıca, en çok kullanılan ortak isimler, 13 Ekim 2006 tarihi itibariyle Türkiyede belirli gün ve aylarda doğanların, İllere göre kullanılan en çok kadın ve erkek isimlerinin istatistikleri de bulunmakta. Sitedeki tüm istatistikler PDF formatında olduğunu da belirteyim.
URL:http://www.nvi.gov.tr/11.html

Kategoriler
İnsan

11 Temmuz Dünya Nüfus Günü

Dünya Nüfus Günü 1987′den bu yana her yıl 11 Temmuz günü kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, bugünü bir kutlamadan çok, nüfus artışından kaynaklanan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması ve çalışmaların hızlandırılması için bir fırsat olarak değerlendiriyor.

DünyaNüfus Günü’nde temel olarak yoksulluk ve üreme sağllığı hizmetleriyle ilgili çalışmalar yapılır. 2007 yılı Dünya Nüfus Günü’ndeyse dört temel yaklaşımı vurguluyor.