Kategoriler
Mobil Dünyası Tanıtımlar

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

Malum olaylar yüzünden sizlere pek bir şey yazamadım. Ortam biraz da olsa durulmuşken yeni telefonum Xperia L ile tanıştırayım istedim. Şu an çok memnun olduğumdan belki yeni telefon alacaklara bir faydam dokunur.

Pek telefon delisi bir adam olmadığımdan ayda yılda bir (ayda yılda derken 5-6 yılda bir) telefon değiştiririm. Hep de Sony telefonlardan gidiyorum. Bunun nedeni 2003 senesinde aldığım Sony W700i’den çok memnun kalmam ve iPhone gibi piyasa telefonları bir türlü sevememem.

Elime biraz para geçmişken kendime yeni bir telefon alayım istedim. Telefonları incelerken ekmek kadar büyük olan telefonların arasında Xperia L’yi gördüm. Sony olduğundan kan çekiyor bir kere. Nedir bunun özellikleri diye hemen yetkili arkadaşa sordum. 1 GHz Dual-core işlemci (çift çekirdek), 1 gb ram ve benim için en önemlisi bir aktiviteye giderken yanımda fotoğraf makinası taşımama gerek bırakmayacak 8 mp kamera.

Kameranın 8 mp olması dışında ters ışıkta sorunsuz fotoğraflar çekmesi en güzel özelliklerden biri. Misal sevdiceğinizle tatile çıktınız. Birine bizi çeker misiniz diye rica ediyorsunuz. Manzara itibarıyla güneşi arkanıza aldınız ve fotoğrafınızı çektirdiniz. Sonradan baktınız ki sevdiceğiniz ve sizin sıfatınız karanlıktan gözükmüyor. İşte Xperia L burada güneşin fotoğraf üzerindeki hükümdarlığını bitiriyor. Ayrıca ünlü bayan zatlar bikinili pozlarında “Ay ters ışığa yakalanmışım, ondan selülitli çıkmışım” gibi bahanelerini bitiren bir teknoloji bu. Şimdi Hülya Avşar düşünsün!

Telefonun bir diğer özelliği fotoğraf ve video çekerken HDR özelliğinin bulunması. HDR nedir derseniz; fotoğraf çekildiği sırada 3 farklı görüntü kaydedilir. Biri standart görüntü, biri ışığın fazla olduğu alanların engellendiği görüntü, biri de ışığın az olduğu alanların engellendiği görüntü. Bu görüntüler birleştirilerek HDR etkisi oluşturulur. Böylece daha kaliteli fotoğraf ve videolara sahip olursunuz. Bazılarının daha net anlaması için: Megan Fox, Adriana Lima ve Liv Tyler’ın en güzel bölgelerinin bir kadında birleştirildiğini düşünün. 🙂

Fotoğraf ve video konusunu kapatırken panaromik çekim, fotoğraf efektleri, kırmızı göz engelleme, Youtube diliyle 720p video çekimi gibi özelliklerin yanında, renkleri en doğal haliyle gösteren Mobile Bravia Engine teknolojisi bu telefonda mevcut. Yani bu teknoloji ile fotoğraflarınız ne soluk ne de parlak çıkıyor deyip sizin için Vialand ve evde çektiğim fotoğraflarla sizleri başbaşa bırakıyorum. Hem Ak Gandalf’ım ile tanışmış olursunuz. Fotoğraflardan sonra diğer teknik özellikleri anlatacağım.

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

ISO’yu manuel olarak ayarlayarak fotoğraflarınızda ışığa duyarlılığı daha etkin bir biçimde kullanabiliyorsunuz.

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

Ak Gandalf sokağın asayişinde: (Karşı cinsi de kesiyor olabilir)

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

Ses ve müzik olayına girersek Clear Audio+ teknolojisi ile sesler yüksek seviyede bile oldukça net çıkıyor. Clear Audio’yu açıklamak gerekirse, Mp3 dosyaları sıkıştırılırken oluşan frekans kayıplarını telafi edip, bas seslerini güçlendiren ve yüksek seste parazit oluşumunu engelleyen bir teknoloji. Ne acıdır ki benim evdeki kolonlardan bile daha iyi ve net bir ses söz konusu. Kulaklıkla müzik dinlerken ilk defa bir telefonun sesini kıstım. Dr. Mad diye bir ağabeyimizin hazırladığı zil sesleri de bayağı hoşuma gitti.

Konu tasarıma gelince; Sony hayranlarının beğendiği, ödüllü Arc tasarımı Xperia L ile geri dönmüş. Yay kıvamındaki arka kapak ile ele tam oturuyor. Xperia L hafif bir telefon (137 gram). 4,3 inç ekranı ise ne büyük ne küçük tam kıvamında. Hem sosyal hesaplarda gezerken hem de film izlerken bayağı rahat ediyorsunuz. İnceliği ise 9,7 mm.

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

Stamina Modu denen şahane özellik ile pilinizi daha ekonomik kullanabiliyorsunuz. “O ne ki?” diyenler için bunu da açıklayayım hemen. Malum akıllı telefonlar boşta olsa bile arkaplanda uygulama çalıştırır ve bu uygulamalar da pil ömrünü kısaltır. İşte Stamina Modu bu uygulamalara “Siz bir durun bakalım” diyor. Aynı şekilde Wi-Fi ve veri trafiği de devreden çıkarılıyor. Ama gelen aramaları, metin mesajlarını yine alabiliyorsunuz.

En güzel özelliği de hangi uygulamadan bildirim gelsin hangisinden gelmesin diye tek tek seçebiliyorsunuz. Misal telefon boştayken Facebook’tan ve Twitter’dan bildirim gelsin ama Vine, Instagram’dan bildirim gelmesin şeklinde ayarlama yapabiliyorsunuz.

Yeni Canavarım : Sony Xperia L

Biraz da NFC sisteminden bahsetmek istiyorum. NFC sistemini kısaca özetlemek gerekirse; tek tuşla akıllı TV, NFC özellikli telefonlar ve bilgisayarlara tek tuşla içerik göndermenize yarıyor. Benim gibi üşengeç ve kablo fobisi olan adamlar için şahane bir olay. Örnek olarak; NFC özellikli bir telefonunuzu yine bu teknolojiye sahip olan diğer bir telefon veya tablete dokundurarak anında veri transferi yapabiliyorsunuz. Görsellerinizi ve videolarınızı daha büyük görmek isterseniz anında televizyonunuzda görüntüleyebiliyorsunuz. Ayrıca bu teknoloji ile kablosuz hoparlör veya kablosuz kulaklık aracılığıyla müzik dinleyebiliyorsunuz.

Olayı daha iyi kavrayabilmeniz için bu videoyu izleyebilirsiniz: 

Son olarak aksesuarlardan da bahsedip yazımı noktalayayım. Gerçi alıp deneyemedim ama kablosuz NFC sistemli kulaklıkta (kulak içi olan) gözüm var. Yine aynı sisteme sahip kablosuz hoparlörü de alıp piknikte veya bir festivalde faydalanabilirim sanırım. Okullu yeğenlerim bunu alıp kantinde son ses açıp zalımlık yapabilir misal 🙂

Ayrıca Box.com içeriklerinizi yedeklemek için sizlere 50 GB alan veriyor. Böylece içeriklerinize, yanlışlıkla alayını silme, telefonun çalınması gibi zevaller geldiğinde, ister pc olsun ister başka telefon olsun yedeklerinize anında Box.com hesabınız ile ulaşabiliyorsunuz. Eğer örneklerdeki olayları yaşadığınızda içeriklerinizin üstüne bir bardak soğuk su içmek istemiyorsanız kullanın derim.

Teknoloji bloggerı diliyle konuşmak gerekirse fiyat/performansı şahane bir telefon. Hem fotoğrafı iyi çeksin hem sesi şahane olsun hem hızlı bir telefon olsun hemi de keseme göre olsun diyorsanız Xperia L’yi tavsiye ederim.

Haydi sevgiler, saygılar.

Bu içerik blog.cezmikalorifer.com tarafından hazırlanmıştır.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Kategoriler
Bilgisayar

Soluto ile Bilgisayarınızın Açılış Süresini Kısaltın

İster yeni alınmış olsun, ister uzun süre kullanılmış olsun, çoğu bilgisayarın ortak bir özelliği vardır: Sağ alt köşede, saatin hemen yanında yer alan ve çoğunun ne işe yaradığı belli olmayan uygulama simgeleri. Yeni satın aldığınız bilgisayarda yüklü olarak gelen araçlardan sonradan kurduğunuz yazılımlara kadar, kendini bilgisayarın açılışına yerleştirip simgesini de bu alana koymak için can atan programların bolluğu karşısında şaşırmamak mümkün değil. Üstelik bunların çoğu genel kullanımda pek bir işe yaramadığı gibi, bilgisayarın açılış süresini ve sistem performansını olumsuz etkiliyor.

Bu noktada kullanıcıların aklına şu soru geliyor: “Acaba bunların hangilerinin gerekli olduğunu nasıl anlarım? Eğer kaldırırsam bir sorunla karşılaşır mıyım?” İşte Soluto adlı ücretsiz bir yazılım, tam da bu sorulara cevap vermek üzere geliştirilmiş. Yazılım indirip bilgisayarınıza kurduğunuzda, Soluto bilgisayarın bir sonraki açılışında ilk sırada yüklenerek açılışı analiz etmeye başlıyor. Hangi programlar hangi sırayla yüklendi? Her birinin yüklenmesi ne kadar sürdü? Açılışta hangi servisler aktif hale geldi? Tüm bunları tek tek kayıt altına alıyor ve sonucu size bir zaman çizelgesi halinde bildiriyor.

Kategoriler
Yaşam

Başarı Korkusu

“Başarı Korkusu” nedir?

Elde ettiği yüksek performansın getirdiği sonuçların kendisine zararlı olabilecek ögeler içermesinden korkan kişinin, bilerek ya da bilmeyerek başarısını sürekli sabote etmesidir.

Başarı korkusunun nedenleri?

• Yükselen beklentileri karşılayamamaktan korkma
• Başarıyı yineleyememe, sürdürememe korkusu
• Başarının yüklediği yeni sorumlulukları taşıyamama korkusu
• Çıtanın yükselmesi nedeniyle rahat çalışamama korkusu, çok zaman ve emek ayırmaktan, artan baskıdan korkma
• İnsanların kendisinden bekledikleri yeni düşünce ve davranış modellerini geliştirememekten korkma
• “Başarılı olunca ben, ben olmam” düşüncesinden korkma
• Önceden eleştirdiği kişilerin özellikleriyle özdeşleşmekten korkma
• Değerlerini ya da sahip olduklarını kaybetmekten korkma
• Kişiliğinin değişmesini gerektirecek yeni görev ve sorumlulukları üstlenmekten korkma
• “Örnek olmak” zorunda kalmaktan korkma