wapt image 165

Temizlik

Temizlik yaptım bugün.
Hem de tüm benliğimde.
Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Heryere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye.
Geçmişimden de bir parça kalsın istemiyordum. Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim. Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.

Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım. Çok kolay oldu.
Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.

Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır, içten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini, toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E nede olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı , ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim. Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi. Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım.
Bir bebek şefkatiyle , öperek, severek, okşayarak. ve onları yaşamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan, pişmanlık duymadan çıkardım.
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.

Güzel kokular geliyor içimden.
Kel kafam hep parlak gibi dururdu ama parlak değilmiş.
Ellerim her zamankinden daha yumuşak, tenim hiç olmadığı kadar duru.
Bir su gibi sesim.

Temizlik yaptım bugün.
Bahar temizliği.

Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim.
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim.
Sağlık ektim, bol sıhhat.
Korkusuzlukları ektim alabildiğine.
Saatlerce ektim korkusuzluğu.
Çılgınlık ektim, doğallık.
Sonsuzluk.

Bağışlama ektim.
Aşk ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana.
Kabullenme ektim .
Başeğme değil.
Olduğu gibi kabullenme.

Alıntı.

Rastgele Yazılar

  • Lazer Göz Ameliyatı

    Okunma Sayısı: 1.046 Bugün gözlerimi muayene ettirdim. Pazartesi günü tekrar gideceğim ve lazer göz ameliyatı için uygun olup olmadığına bakılacak. Eğer uygunsa çok yakında gözlüklerimden kurtulacağım. Eğer değilse başka bir gözlük alıp gözlüklü olarak hayatıma devam edeceğim. Gözlüklü olmanın bir zararı yok. E sonuçta 15 yıldır takıyorum bu gözlüğü ben. Artık insanın bir parçası oluyor. Onsuz…

  • |

    En Sevdiğimiz Film Sahneleri – Mim

    Okunma Sayısı: 827 Sürekli takip ettiğim bloglar arasında yer alan Güneşintamcinde.com’un yazarı Süleyman Sönmez’in başlattığı En sevdiğiniz film sahneleri adlı yeni mim’de kendi sitemide görmek beni çok memnun etti. Arka arkaya sıraladığı birbirinden güzel filmlere ben de kendi sevdiğim film sahnelerini ekleyerek devam etmek istiyorum.

  • Dolmakalem.com

    Okunma Sayısı: 817 “Her biri kendi uzmanlık alanında farklı yazılar yazan/düşünen bir gurup yazarın, kendi sitelerinde değinemedikleri konuları yazdıkları bir nevi kaçış yuvası… Dolmakalem, duruşu itibariyle yazarlarına sınırsız yazma özgürlüğü tanıyan, fikir ve eser üretme konusunda sınırları reddeden bir oluşumdur. Bu nedenle sitede kategorizasyon sistemi yoktur. Dolmakalem, okuyucularının görüşlerini ve katkılarını önemser, gelen yorumların herbirini…

  • Kaplumbağalar

    Okunma Sayısı: 829 Zaman gelmiş kaplumbağalar ülkesinde su tükenmiş napçez netçez derken aralarında en yaşlı olanı, şu dağı görüyor musunuz dağın arkasında bi göl var. Koca dağı hepsi aşamazlar ya aralarında en genç iki kişiyi seçip onların gitmesine karar verilmiş . Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar . Ohhaaa demeyin anca çıkmışlar dağı uzun…

  • Sokaktaki gariban kemancı!

    Okunma Sayısı: 730 ABD’nin Washington D.C. şehrinde, bir metro istasyonu. Soğuk bir ocak sabahı, siyah tişörtlü ve beyzbol şapkalı bir adam gelir ve kutusundan kemanını çıkarıp sokakta çalmaya başlar. 45 dakika boyunca Bach çalan sokak müzisyeninin önünden, işe gitme saati kalabalığı olduğu için, hesaplamalara göre binlerce insan geçer. İlk üç dakika boyunca müzisyeni fark edip…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir