Şub
Sunlari bir araya toplayayim. Bir güzel muhabbet edelim” diye düsündüm.
Mutfak isinden de anlarim. Donattim sofrayi. Bayagi ugrastim. Hepsinin, ayri
ayri ne yemekten, ne icmekten hoslandigini iyi bilirim. Bayagi da para gitti.
Birinin yedigini öbürü yemez. Ötekinin ictigini beriki icmez. Dört kisilik sofra
kurdum. Mumlari da yaktim. Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatirladim. Müzigi
de ayarladim. Geldiler. 20 yasinda ben, 35 yasimda ben, 40 yasimda ben ve
bugünkü ben dördümüz. Birden Yirmi yasimi, otuz bes yasimin karsisina oturttum.
Kirk yasimin karsisina da, ben gectim. Yirmi yasim, otuz bes yasimi tutucu
buldu. Kirk yasim ikisinin de salak oldugunu söyledi. Yatistirayim dedim. “Sen
karisma moruk” dediler. Büyük hir cikti. Komsular alttan üstten duvarlara
vurdular. Yirmi yasim kirk yasima bardak atti. Evin de icine ettiler. Bende
kabahat. Ne cagiriyorsun tanimadigin adamlari evine.
Ali Poyrazoglu
Bu yazı toplamda 150, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
İlginizi çekebilecek diğer yazılar:
Etiketler: 35 Yaş, Ali Poyrazoğlu, Hikaye

