wapt image 665

Blogumun en çok neresini seviyorum? (mim)

Blogosfer’de (bu kelimeye bayılıyorum) salına salına yol alan beni de içine katıp sürükleyen bir mim dalgası daha beliriverdi. Deniz Eker tarafından mimlendim bu kez. Konu: “Blogumun en çok neresini seviyorum?” Kurallar gereği sadece bir tek şey yazmam gerekiyor. Blogumu zaten başlı başına seviyorum. Yaklaşık iki sene içinde çok badireler atlattı ama hâlâ dimdik ayakta. Blogumun en çok neresini sevdiğime gelince cevabım, blogumun ismi olurdu. Evet blogumun ismini daha çok seviyorum. Gelelim şimdi başkalarını mimlemeye. Makale Dünyası (Ahmet Ertürk)  ve Bilinmiyor (Sertaç Recepoğlu) sizleri mimledim. Hadi bakalım. (:

Rastgele Yazılar

  • Yeniden buradayım

    Yeni bir yazı yazmayalı uzun zaman oldu. Nedeni taşınmış olmam. İki ay önce yeni aldığım evime taşındım. Bunun, uzun süredir yeni yazı yazmamış olmam ile ne alakası var peki? Türk Telekom’un her konudaki hızlı(!) çalışmaları sayesinde telefonum evime ancak iki ayda bağlanabildi. Türk Telekom’u bu başarılı çalışmaları nedeniyle tebrik ediyorum. Bu iki aylık süreyi eve…

  • Temizlik

    Temizlik yaptım bugün. Hem de tüm benliğimde. Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım. Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce. Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız. Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Heryere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim. Atarken kırgınlıklarımı,…

  • |

    “Kanal(i)zasyon” taştı!

    Hani derler ya en kötü karar karasız kalmaktan iyidir diye. Meğer doğru değilmiş bunu daha önceki deneyimlerimden birçok kez anladığım gibi geçen hafta bir kez daha deneyimledim. Kararsız kaldığımız bir anda kendimi Okan Bayülgen’in programlarında ballandıra ballandıra anlattığı yeni sinema filminde buldum kendimi. Film Fenerbahçe-Galatasaray maçı ile aynı saatte başladığından salonda sadece on beş kişiydik….

  • Tema değişikliği

    Siteyi sürekli takip edenlerin farkedeceği gibi sitemin görünümünü değiştirdim. Bir süredir yeni bir tema için arayışa girmiştim. Bakmadığım, denemediğim tema kalmamıştı nerdeyse  bu süre içerisinde. Nihayet aradığım temayı buldum. Eski temamdan görünüş itibariyle çok farklı olmasada, temanın yönetimi konusunda tam ihtiyacımı karşılayan bir tema oldu diyebilirim. Üstelik daha önce de hoşuma giden birçok tema olmuştu…

  • Üç Hikâye – Üç Ders

    1. Hikâye Kavak Ağacı ile Kabak Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: -Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? -On yılda, demiş…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir