wapt image 2693

Hayatın Tadı

Hintli yaşlı bir usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderir.

Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye baslar.

Tadı nasıl? diye soran yaşlı adama öfkeyle acı diye cevap verir. Usta kikirdeyerek çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır. Sessizce az ilerideki gölün kıyısına götürür ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyler.

Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken, usta aynı soruyu sorar:
-Tadı nasıl?
Ferahlatıcı diye cevap verir genç çırak.
-Tuzun tadını aldın mı? diye sorar yaşlı adam,
-Hayır diye cevaplar çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturur ve şöyle der:
-Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.

Rastgele Yazılar

  • Dilinizden utanmayın!

    Okunma Sayısı: 1.147 “Türkçe’de son yıllarda yaşanan kirlenme ve yanlış kullanım ciddi boyutlara ulaştı. Bu durum, hem Türkçe’de karşılığı olduğu halde yabancı sözcüklerin kullanımı hem de Türkçe ifadede anlam yanlışlığı ve sözcüklerin yanlış kullanımı ile karşımıza çıkıyor…” Çok sık tartışılan bir konu olan Türkçe’nin yanlış kullanımı ile ilgili reklam yaratıcıları dernegi bir kampanya başlatmış. Yukarıda…

  • İnsanı tanımak, kendimizi tanımak

    Okunma Sayısı: 1.067 Bazen öyle anlar olur ki kendi duygularımızı bile tanıyamayız. Ne zaman ne istediğimize karar veremeyiz. Karşımızdaki kişilerde bile aradığımız özellikler konusunda emin olamayız. Bu tür karışık duygular içinde olan kişiler için Kanada’lı bir Kızılderili tarafından yazılmış güzel bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle. Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı…

  • |

    En Sevdiğimiz Film Sahneleri – Mim

    Okunma Sayısı: 913 Sürekli takip ettiğim bloglar arasında yer alan Güneşintamcinde.com’un yazarı Süleyman Sönmez’in başlattığı En sevdiğiniz film sahneleri adlı yeni mim’de kendi sitemide görmek beni çok memnun etti. Arka arkaya sıraladığı birbirinden güzel filmlere ben de kendi sevdiğim film sahnelerini ekleyerek devam etmek istiyorum.

  • Kendimizi ne kadar tanıyoruz?

    Okunma Sayısı: 849 “Şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim” diye düşündüm. Mutfak işinden de anlarım. Donattım sofrayı. Bayağı uğraştım. Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. Bayağı da para gitti. Birinin yediğini öbürü yemez. Ötekinin içtiğini beriki içmez. Dört kişilik sofra kurdum. Mumları da yaktım. Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatırladım. Müziği de ayarladım. Geldiler. 20 yaşında ben, 35 yaşımda…

  • Büyük sayılara ne denir?

    Okunma Sayısı: 811 Hadi trilyonları telaffuaz alıştık, ama iş 15’li rakamlara (katrilyonlara) gelince çoğumuz bocalarız. Hele bir ötesini bilen fazla yoktur. Oysa sayıların sonu yok. İyi ki bir yardımcımız var. Bilgisayar uzmanı Landon Curt Noll, kişisel sayfasında, örneğin bir ışıkyılı içindekik inç sayısının (372.469.737.190.393.701) nasıl okunacağını size söylüyor. Yapacağınız şey, rakamları yazmak, okunuşu ekrana geliyor….

  • Siz vazgeçerseniz onlar da vazgeçer

    Okunma Sayısı: 773 Küresel ısınma konusunda hiç kuşkusuz en büyük suç biz insanlarda. Doğa sanki sadece bizlerinmiş gibi onu kirletmeye ve yok etmeye devam ediyoruz. Oysaki bu yeryüzünde yaşayan yalnız bizler değiliz. Bencil davranarak dünyamızı yaşanmaz hale getirirken bundan doğanın diğer canlıları da olumsuz bir şekilde etkileniyor. Üstelik bu konuda doğadaki diğer canlılar bizden daha…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir