Kategoriler
Internet Dünyası Mobil Dünyası

Facebook Dolandırıcılığı

Seyrüsefer Günlüğünü açtığım ilk günden beri internet üzerinden yapılan dolandırıcılık konularına daha bir önem göstermişimdir. Çünkü bu konuda insanlar ne kadar çok şey öğrenirse dolandırıcıların işi o kadar zorlaşacak. Ancak şu bir kesin ki dolandırıcılar sürekli yeni yöntemler geliştirerek masum insanları zarara sokmaya devam edeceklerdir.

Mobil teknolojinin artması ve sosyal medya sitelerinin artık vazgeçilmez olduğu bir ortamda  dolandırıcıların da en çok tercih ettiği dolandırma yöntemi “sosyal mühendislik” olmakta. Bunun için de en iyi mecralardan biri hiç şüphesiz ki Facebook oluyor.

facebook mobil dolandırıcılığı

Kısa bir süre önce bir arkadaşımın başından geçen bir dolandırıcılık yöntemini sizinle paylaşmak istiyorum.
Arkadaşımın Facebook hesabı dolandırıcı tarafından ele geçirildikten sonra hesapta ekli olan arkadaşlarına sohbet kısmında sırasıyla “merhaba canım” ya da “nasılsın canım” gibi cümleler kurarak mesaj atıyor. Burada amaç sohbet ettiği kişiyi şüphelenmesine imkan tanımadan dolandırmak.

Sohbet merhabalaşmalardan sonra sıra karşısındaki kişiyi tuzağa düşürmeye geliyor. Burada en iyi yöntem cezbedici bir şey sunmak. Mesela Teknosa’dan hediye çekilişi için bilet dağıttığını ve isterse kendisine gönderebileceğini söylüyor. Hattının faturalı olup olmadığını sorduktan sonra telefon numarasını vermesini ve sonrasında gelen mesajı “evet” yazıp cevaplamasını istiyor. Kendisine gelen mesaja evet yazıp 7979’a gönderen kişilerin mevcut tarifelerine 70 TL ekleniyor ve bu para doğrudan dolandırıcıların hesabına geçiyor.

Adı çokça geçse de Teknosa’nın kendi sitesinde bu tür bir dolandırmayı konu alan bir bilgilendirme göremedim.

Aşağıdaki yazışmaya ait ekran görüntüsü temsili olup insanların bu tuzağa ne kadar kolay düştüğünü görmektesiniz.

Facebook Dolandırıcılığı

Bu gibi dolandırıcıların tuzağına düşmemek için yapmamız gereken aslında çok basit biraz dikkatli olmak yeterli. Öncelikle Facebook hesabının bir başkasının eline geçtiği konusunda şüpheye düştüyseniz hemen Facebook ‘un güvenlik sayfasına girip bu konuda gereken önlemleri alabilirsiniz. Ya da bir arkadaşınızdan ricada bulunabilirsiniz. Bunun dışında hesabınızın ele geçirildiğini belirten bir paylaşımda bulunmalarını isteyebilirsiniz.

[box type=”warning” ]» Başkasının eline gecen hesabım üzerinden arkadaşlarımdan para istendi. Ne yapmalıyım?[/box]

Adli kurumlara başvurmadan önce aşağıdaki işlemleri yapmanız çözüm sürecini hızlandıracaktır.
Güvenli bir bilgisayardan veya kendi bilgisayarınızda tam korumalı virüs programı alıp taradıktan sonra kendi bilgisayarınızdan hesabınızı kurtarmayı deneyiniz.

Aşağıdaki bağlantıları kullanarak yaygın sosyal medya sitelerinin hesap kurtarma sayfalarına ulaşabilirsiniz.

Gmail
Twitter
Yahoo
Facebook
Hotmail
Yandex

Mağdur olduğunuz suç, adli işlem yapılabilmesi için şahsi müracaat gerektiren suçlardandır.
Suçu anlatan bir dilekçe yazıp imzalayınız. İmzaladığınız dilekçe ile:
a. Sorumlu polis merkez amirliğine,
b. Sorumlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na,
c. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne müracaat edebilirsiniz.

Not:
1. İmzaladığınız dilekçeyi elden başvuracağınız yere götürün, tarayıcıdan tarayarak mail olarak atmayınız.
2. Takibi şikâyete bağlı olan suçlarda bireysel başvuru şarttır.

Kategoriler
Internet Dünyası Tanıtımlar

Geçmiş ve Turk.net

90’ların bitip milenyuma girdiğimiz o ilk yıllarda tüm Dünya’da yaşanan teknolojik gelişmelerden Türkiye’de geri kalmamış ve nasibini almıştı. İleriye dönük olarak bir çok belirsizlik varken başta büyük firmalar İnternet’teki yerini almaya başladı. Haber siteleriyle başlayan bu süreç sonraları portallarla devam etti.

O yıllarda ben de ilk bilgisayarımı almış ve bu uçsuz bucaksız İnternet dünyasında o dönemin tabiriyle İnternet’te “sörf” yapmaktaydım. Günümüzde oldukça önemli bir konu olan sosyal medya ise Facebook, Google daha ortalarda yokken, o zamanlar MIRC, ICQ ile başlamış MSN ile devam etmişti.

O dönem hiç unutmuyorum 56k faks modemle çevirmeli ağ (Dial-up) ile hoparlörden gelen cızırtı sesleriyle İnternet’e bağlanır bir mp3’ün bir kaç saati bulan sürelerde inmesini heyecanla beklerdim. Yüklü miktarda gelen telefon faturalarından sonra çözümü İnternet paketi almakla bulmuştum.

Geçmiş ve Turk.netTürkiye’nin ilk İnternet paketi ile biz kullanıcıların önemli bir sorununu ortadan kaldıran Turk.Net sayesinde aldığım aylık, üç aylık gibi İnternet paketleriyle telefon faturası derdi olmadan uygun fiyatlarla sınırsızca İnternet’e girerdim.

Şimdi günümüze bakıyorum da hem İnternet’e bağlanma şeklimizde hem de hızda çok önemli gelişmeler yaşanmış. Yüksek boyutlu dosyalar saniyeler içerisinde inerken İnternet’i kullanma alışkanlığımız değişmiş ve İnternetsiz yapamaz duruma gelmişiz. Hal böyle olunca hız ve fiyat olarak yeni arayışlara başlamışız.

Konu hız ve fiyat avantajı olunca en iyi çözümü yine geçmişte olduğu gibi günümüzde de bizlere TurkNet sunmaya devam ediyor. TurkNet, günümüz İnternet kullanıcıları için her ihtiyaca yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Kampanyaları arasında yer alan İnternet paketleriyle sabit hat ücreti ve kota sınırı olmadan 16 Mbps’ye kadar bağlantı hızı ve yanında ücretsiz sabit hat avantajlarından faydalanmak mümkün. Sizler de bu avantajları öğrenmek ve abonelik başvurusunda bulunmak isterseniz TurkNet in internet kampanyalar sayfasına göz atmanızı tavsiye ederim.

Bu bir advertorial içeriğidir.

Kategoriler
Internet Dünyası Tanıtımlar

Bulut Bilişim Nedir?

 

Geniş bant internetin gelişmesi ve mobil cihazlar üzerinden internete erişimin artması ile birlikte web tabanlı uygulama ve servislere artık daha çok rastlar olduk. Web tabanlı olarak kullandığımız bu uygulama ve servisler “Bulut Bilişim” (Cloud Computing) olarak adlandırılıyor.

Peki Bulut Bilişim nedir, ne değildir kısaca anlatmak gerekirse; Uygulama ve servislerin internetteki bir sunucuda(bulutta) bulunup, internete bağlı herhangi bir cihaz ile bu uygulama ve servislerin çalıştırılması olayıdır. Bulut Bilişim ile bilgisayarınızda bulunan ofis, resim düzenleme ve arşivleme, ajanda, yabancı dile çeviri programları ve kişisel dosyalarınız, internetteki bir sunucuya taşınıyor ve internete bağlı olduğunuz her yerden bu programlara ulaşıp işinizi görüyorsunuz.

Günümüzde Bulut Bilişim uygulama ve servislerine nerelerde rastlıyoruz diye bakacak olursak çok fazla olduğunu göreceksiniz. Google Mail, Apple MobileMe, Ubuntu One, Picasa, Flickr, Google Docs, Microsoft Office şeklinde sıralayabiliriz. Bu uygulama ve servislerin hepsi web tabanlı olduğundan dolayı Bulut Bilişim olarak tanımlanıyor.

Bulut Bilişim’in masaüstü uygulamalarına kıyasla düşük donanım ve yazılım maliyeti, veri güvenliği, sınırsız kapasite gibi da avantajlarını düşünecek olursak Bulut Bilişimin neden bu kadar çok konuşulduğunu anlamak zor olmaz. Gelecekte Bulut Bilişimi kullanıp kullanmamak gibi bir seçeneğimiz olmayacak çünkü yukarıda belirttiğim gibi günümüzde e-posta servisleri bile web tabanlı olarak kullandığımız hizmetler arasında yerini almış durumda. Dolayısıyla gelecekte bulut bilişimi daha çok konuşur olacağız.

Bulut Bilişim konusunda bireysel ya da kurumsal olarak çözüm arayanlar için daha.net sunduğu hizmetler ve uygun fiyat avantajlarıyla siz ve şirketiniz için ihtiyaç olan tüm esnek çalışma koşullarını sağlamakta bilginiz olsun.

Bu bir advertorial içeriğidir.

Kategoriler
Mobil Dünyası Tanıtımlar

Ücretsiz internet için LINE yükle!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.

Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:

Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download

1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.

2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.

3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!

Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.

50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.

Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Kategoriler
Bilgisayar Internet Dünyası Teknoloji

Yazılımlar Bilgisayar Almayı Nasıl Gereksiz Kılacak?

Her yeni bilgisayarın beraberinde bir şeyin daha garantisi geliyor; Göz açıp kapayana kadar daha hızlı, daha gösterişli, daha yeni bir modelin çıkacağı ve buna ağzınızın suyu akarak bakacağınızın garantisi. Elde değil ki. İşlemcilerin gücü her 18 ayda bir ikiye katlanıyor, diğer parçalar daha bile çabuk gelişiyor. Bellek hızlanıyor. Ekrandaki piksel sayısı artıyor. Sabit disklerin kapasitesi büyüyor. Liste uzayıp gidiyor. İsteseniz de istemeseniz de, ürün döngüsü aynı zamanda bir bağımlılık döngüsü. Her şeyin en yenisini istemekle kalmıyoruz, en son programları çalıştırabilmek için buna ihtiyacımız da var. bununla birlikte, bu döngüden kurtulmanın bir yolu var ve bunun için bilgisayarın geçmişine dönmek gerekiyor. 1950’lerin ilk ticari bilgisayarları anabilgisayar sistemleriydi. Anabilgisayarlarda işlemciler, depolama ve bellek bazen oda büyüklüğünde merkezi bir terminalde tutulurdu. İş istasyonları ise ortak programlara ve veri tabanlarına erişmek için kullanılırdı. Yıllar geçtikçe sistemler giderek güçlendi. Büyük şirketlerde ya da devlet kurumlarındaki anabilgisayarlar bir işletim sisteminin birden çok kopyasını eşzamanlı çalıştırabiliyor. Ne var ki sıradan kullanıcının anabilgisayar kadar büyük ya da pahalı bir şeye ihtiyacı yok. O yüzden, evlerde kişisel bilgisayarlar hüküm sürüyor.

IBM_System360_Mainframe
IBM System 360 Anabilgisayar

Ne var ki son on yıl içinde bulut, insanların PC’yi kullanma tarzını değiştirmeye başladı. Kullanıcıların internet üstündeki yazılımlara ve hizmetlere erişmesini sağlayan bağlantılar artık en az donanım kadar önemli. Bilgisayar oyunları için Gaikai, televizyon ve filmler için Amazon Instant Video, müzik için Spotify gibi hizmetler var artık. Google da 2011 ‘de yazılımları kullanıcılarla buluşturmak için sadece İnternet kullanan ilk dizüstü bilgisayarları, Chromebook’ları piyasaya sürdü. Bunun sonucunda, artık bilgisayarlar için düşük hızlı işlemciler ve az bellek yeterli oluyor. Yazılım geliştirmeleri, bulutu kişisel ve taşınabilir ana bilgisayara dönüştürerek Chromebook fikrini bir adım ileri götürebilir. New-York kökenli bir teknoloji firması olan Neverware, Ethernet ya da Wi-Fi üzerinden Windows’un 100 kopyasını çalıştırabilen bir yazılım geliştirdi. Bu sistem, 128 MB RAM‘li ve 500 MHz işlemcili bilgisayarlarda bile çalışıyor. Juicebox 100 adlı merkezi sunucuya 30’dan fazla devlet okulu kurdu ve kullanıyor. Hızlı İnternet erişimi yaygınlaştıkça Neverware tüm hizmeti buluta taşımayı planlıyor.

Yazılımlar Bilgisayar Almayı Nasıl Gereksiz Kılacak?

Intel Labs’ın Clone Cloud projesi Neverware’in eski bilgisayarlar için yaptığını, eski akıllı telefonlar için yapabilir. Bir telefonun performansı yetersiz kaldığında kullanıcılar sistemlerinin bir kopyasını Intel’in sunucusuna yükleyecek ve işlemcinin artık başa çıkamadığı görevleri (mesela grafik oluşturma) buluta yollayacak. Hizmet veriyi hücresel ağ ya da Wi-Fi bağlantısıyla aktaracak ve orada da durmayacak; bir ekranın (ister tablet olsun ister televizyon) ve İnternet erişiminin olduğu her yerde işlevsel bir bilgisayarınız olacak. Her bilgisayar oyunu, her yazılım, her web sitesi her yerde çalışacak ve donanımlarınız bir daha hiç eskimeyecek.

Alıntı: Popular Science – Ekim/2013