Lazer Göz Ameliyatı Oldum

Lazer Göz Ameliyatı Oldum

Aslında önceden haber vermek istedim ama bir türlü fırsat bulup yazamadım. İkinci kez muayene olmaya gittiğimde bana doktor lazer göz ameliyatı olmamda bir sakınca olmadığını söyledi. Hemen o an gerekli işlemler yapıldı ve ameliyat günü belirlendi.

01/12/2006 saat 12:30 da ameliyata girdim. Öncesinde hiç bir işlem yapılmadı. Doğruca alındım ameliyathaneye. Üzerime önlük, galoş, bone giydirildi. Sonra Ameliyat masasına yattım. Doktor her işlemi sırasıyla anlattı bana. Damla anestezi uygulandı. Gözlerim uyuştu. Sonrasında gözelerimin çevresi kapandı. Ardından kocaman ışıklı bir cisim gözüme doğru yaklaştı. Önce yeşil bir ışık vardı. Bu ışık daha sonra kırmızıya dönüştü. Önceleri bu ışık net gözükürken sonra sanki buzlu bir camdan bakıyormuşçasına parça parça olmaya başladı. Daha sonra doktor gözüme hafif bir baskı uygulayacağını söyledi.

Ne kadar kendimi rahat bırakırsam o kadar kolay gerçekleşirmiş bu işlem. Zaten bu ameliyatın en zor kısmı. Zor derken sonuçta hiç bir acı ve sızı hissetmiyordum ama yinede insan biraz endişeleniyor. Çünkü o sırada gözümün önünde olan herşeyi görüyordum. Doktor ne yapıyor ne ediyor hepsini. O baskı, gözüme taktığı cihazdan dolayı olmuştu. Boru gibi bir şeydi uç tarafını görebiliyordum. Ama sonra orayıda kapatınca artık hiç bir şey göremez oldum. Biraz gıdıklanma hissediyordum gözümde. Bir şeyler oluyordu ama anlamıyordum. Sadece çıkan sesi duyuyordum. Derken o taktığı cihazın uç kısmını açtı. Doktor daha sonra: Şimdi 7 saniye süren bir lazer uyguluyorum, dedi. Yine yeşil ışık çıktı. Sonra işlem tamam dedi doktor. Aynı işlem diğer göz içinde yapıldı.

Hemşire beni çağırdığında ben önce genel bir muayene yapılacak diye düşünüyordum. Bana gözlüğünüzü ve üzerinizdeki montu çıkarın dedi. Gözlüksüz bir şekilde beni çağıran hemşireyi bulmaya çalıştım. Sanki kaybolmuştu. Ameliyat masasına yatarken karşımdaki kapıyı dahi göremeyen ben, ameliyat sonrası her taraf o kadar net ve güzeldi şaşırmıştım.

Öyle bir ameliyat ki hemen ardından günlük işlerine devam edebiliyorsun. Hemde bu kez gözlük olmadan. 15 yıl aradan sonra gözlük takmadan çevremi net ve parlak görüyorum. Süper bir duygu. Tabi gözlük taktığım ilk zamanlar nasıl ki gözlüğe alışmak zaman aldıysa gözlüksüz halimede alışmam biraz zaman alacak gibi. Gözlük takanlar bilir. Gözlük hafif burunun üstünden kayıp aşağıya doğru düştüğünde onu kaldırmak için elle müdahale etmek gerekir. Bu kişiden kişiye değişir. Kimi işaret parmağıyla gözlüğün tam ortasından iter. Kimi gözlüğün çerçevesinden işaret ve baş parmağıyla kavrar ve düzeltir. Kimi gözlüğün hemen altından yukarı doğru bir hareketle yukarı kaldırır. İşte bu alışkanlıklar sanki gözümde gözlük varmışçasına devam ediyor. En son daha dün yatmadan önce gözlüğüm varmışçasına çıkarmak için elimi gözüme doğru şöyle bi yaklaştırmamla gözlüğün olmadığını anlamam uzun sürmedi ama yinede çok geçti. Sonuçta gözlük yoktu ve bundan sonra hiç olmayacaktı.

Yapılan ameliyatla ilgili olarak eğer görsel bir dokümana ihtiyaç duyarsanız aşağıdaki şemaya  bir bakın derim.

Lazer Göz Ameliyatı Oldum

Rastgele Yazılar

  • Seyrüsefer Günlüğü 2010 BÖ! adayı

    Bu sene 3. düzenlenen 2010 Blog Ödülleri‘ne Kişisel Bloglar kategorisinde Seyrusefer.com aday olmuştur. Internet kullanıcılarının vereceği oylarla 2010’un en iyi blogları seçilecek. Oylama 10 Nisan‘da başlayacak ve 30 Nisan‘da son bulacak. Kişisel kategorideki Seyrusefer.com’u oylarınızla desteklemenizi bekliyorum.   Nasıl oy kullanacaksınız? Öncelikle bu sayfadan 4 adımda gerçekleşen basit bir kayıt işlemi yapın. http://2010.blogodulleri.com/register Kayıt işleminden…

  • Nar Ekşisi

    Kuzenim Mehtap’ın yazdığı ve benden de yayımlanmasını istediği güzel bir hikayeyi sizlerle paylaşıyorum.   Kadın henüz 25 yaşındaydı ve bebek bekliyordu, öğretmendi aslında ama hiç yapmamıştı mesleğini, esmer bir adama aşık olmuş ve onun peşinden ideallerini, ailesini, hayattan beklentilerini erteleyip düşmüştü onun peşine ve gelmişlerdi bu çok kişinin adını bile bilmediği köye, kocası da öğretmendi…

  • |

    Elm Sokağı “Kabusu”

    Bazı anılar vardır geçmişte yaşadığımız ve onlar geçmişte kaldıkça daha bir güzel kalır o şekilde hatırlamak daha çok keyiflidir. Aradan geçen onca zamana rağmen o güzelliğinden hiç bir azalma olmamıştır. Hep ilk günkü gibi kalmıştır. Niye bu şekilde başladım sözlerime? Çünkü bir kez daha  anladım ki eskiden keyif alınan şeyleri yeniden aynı keyfi alırım ümidiyle…

  • Tema değişikliği

    Siteyi sürekli takip edenlerin farkedeceği gibi sitemin görünümünü değiştirdim. Bir süredir yeni bir tema için arayışa girmiştim. Bakmadığım, denemediğim tema kalmamıştı nerdeyse  bu süre içerisinde. Nihayet aradığım temayı buldum. Eski temamdan görünüş itibariyle çok farklı olmasada, temanın yönetimi konusunda tam ihtiyacımı karşılayan bir tema oldu diyebilirim. Üstelik daha önce de hoşuma giden birçok tema olmuştu…

  • Türk Bloglarına Neler Oluyor? (MİM)

    Teknoloji Herşeyim‘in yazarı Hakan Yamanoğlu Türk Blog alemindeki blogları gözlemlemiş ve şu sonuca varmış. Türk blogları eskisi kadar içerik üretmiyor. Daha sonra buradaki yazısını herkese mimlemiş. Bu mimden ben de nasibimi aldım. Her şeyden önce yazıma blog küredeki yerimi nasıl aldım ondan bahsetmek istiyorum. Blog yazmaya başlamadan önce başka blogları takip ederdim. Bu blogları toplasan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir