wapt image 117

Siyah Duvar

Aynı kalp rahatsızlığıyla ayni kaderi paylaşan iki yaşlı adam ayni odayı da
paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında diğeri ise duvar dibinde
yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına
dışarısını anlatırdı.
 
– “Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım çünkü uzaktaki
teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin, iki salıncak dolu
iki salıncak bos, dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya
başladılar, elele tutuştular, ne kadarda yakışıyorlar birbirlerine. Erguvan
ağaçları ne kadar güzel açmış her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da
beyaz çiçekleriyle onlara eslik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bugünkü
yemeklerini arıyorlar, ne güzelde dalıyorlar suya”
 
Günler böyle geçip gidiyordu ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp krizi
geçirene kadar, işte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa
kurtaracaktı arkadaşını ama şeytana uydu, bunca zamandır sadece
dinleyebiliyordu, artık görebilirdi de, iste bunun için düğmeye basmadı ve
hemşireyi çağırmadı. Aynı kaderi paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi, ama o
bunun hakli bir savunma olduğunu düşünüyordu.
 
Ertesi gün hastabakıcılar ölen yaslı adamın yerine kendisini koymaya
gelmişlerdi. Hemen yatağının yerini değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak
istediği manzarayı nihayet görecekti. Basını kaldırdı ve pencereden baktı
 
“Simsiyah bir duvar”

Rastgele Yazılar

  • Dolmakalem.com

    “Her biri kendi uzmanlık alanında farklı yazılar yazan/düşünen bir gurup yazarın, kendi sitelerinde değinemedikleri konuları yazdıkları bir nevi kaçış yuvası… Dolmakalem, duruşu itibariyle yazarlarına sınırsız yazma özgürlüğü tanıyan, fikir ve eser üretme konusunda sınırları reddeden bir oluşumdur. Bu nedenle sitede kategorizasyon sistemi yoktur. Dolmakalem, okuyucularının görüşlerini ve katkılarını önemser, gelen yorumların herbirini bir fikir dağarcığı…

  • Temizlik

    Temizlik yaptım bugün. Hem de tüm benliğimde. Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım. Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce. Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız. Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Heryere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim. Atarken kırgınlıklarımı,…

  • Tatilde Borsa İzlemek – Borsanın Mantığı

    İki haftalık yıllık izine ayrılmış durumdayım. İlk haftası deniz, kum, güneş turizmi ile bitti ve ikinci haftasını evde bu sıcak havalardan nasıl buhar olmayabilirim diye düşünüp duruyorum. En iyi çözüm şimdilik Bloomberg‘te borsa haberleri izlemek. Piyasa oyuncuları, hisse senetleri, grafikler, rakamlar nedir ne değildir derken bakıyorum ki bir serinlik olmuş rahatlamışım. Bu sebeptendir borsanın nasıl…

  • Türk Bloglarına Neler Oluyor? (MİM)

    Teknoloji Herşeyim‘in yazarı Hakan Yamanoğlu Türk Blog alemindeki blogları gözlemlemiş ve şu sonuca varmış. Türk blogları eskisi kadar içerik üretmiyor. Daha sonra buradaki yazısını herkese mimlemiş. Bu mimden ben de nasibimi aldım. Her şeyden önce yazıma blog küredeki yerimi nasıl aldım ondan bahsetmek istiyorum. Blog yazmaya başlamadan önce başka blogları takip ederdim. Bu blogları toplasan…

  • Seyrüsefer’e yeni görünüm

    Yine bir yıl önce bu zamanlar sitemin görünümünü değiştirmiştim. Son derece kapsamlı bir tema ile blogum için ihtiyaç duyduğum her türlü ayarları kolayca yapar durumdaydım. Fakat geçtiğimiz ay blogumun görünümünü değiştirdim. Nedenine gelince bu biliyorum her blog sahibinde söz konusu olan bir durum: Sıkıldım. Sıkılmamın nedenlerinden biri eski temanın, WordPress’in son sürümleriyle uyumsuz oluşu ve…

  • |

    “Kanal(i)zasyon” taştı!

    Hani derler ya en kötü karar karasız kalmaktan iyidir diye. Meğer doğru değilmiş bunu daha önceki deneyimlerimden birçok kez anladığım gibi geçen hafta bir kez daha deneyimledim. Kararsız kaldığımız bir anda kendimi Okan Bayülgen’in programlarında ballandıra ballandıra anlattığı yeni sinema filminde buldum kendimi. Film Fenerbahçe-Galatasaray maçı ile aynı saatte başladığından salonda sadece on beş kişiydik….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir